tarafından | Kas 1, 2007 | Kalem Kutusu
Üç dört yaşlarımdayken gönlümce oyun oynamak için eve misafir gelmesini beklerdim. Annem misafir yanında toleranslı davrandığından, normal zamanda oynayamadığım bütün oyunları oynardım. Misafirlere gülümserken bana bakan gözlerinden ateşler saçan annem sabırla...
tarafından | Kas 1, 2007 | Kalem Kutusu
Ama nerde? Ama nezaman?Ama neyi?…Bildiğim tek şey;Hiçbirşey bilmediğimdi.İçseliminse anladığıydı her şeyi.Nil’in kenarında bir suretSuret-i alemimAlemin sureti.Ne kadar zaman ben,Ben zaman oldum?Ne kadar yok,Ne kadar var oldum?Ne kadar tırtılNe kadar...
tarafından | Eki 29, 2007 | Kalem Kutusu
Düşünüyordu da aşk acısı denilen kavramdan bir kere geçmişti ama tam geçmişti. O zamanlar onun gözünde ondan başkası yoktu. Hatta ”Ben onsuz yapamam, yaşayamam, başka biriyle olmaz,” diyordu. Onun için günlerce, haftalarca hatta aylarca ağlamıştı. Bu hali...
tarafından | Eki 28, 2007 | Kalem Kutusu
Kabullenmenin iyileştirici gücü yaşam boyu kendimize yüklediğimiz ağır yüklerden biri de her şeyi ve herkesi olduğu gibi kabullenememektir. Çevremizde ki insanları pirinç ayıklar gibi ayıklamaya çalışırız hayatımızdan. Ama keçinin istemediği ot burnunun dibinde...
tarafından | Eki 26, 2007 | Kalem Kutusu
Geçen gün bir dost meclisinde laf döndü dolaştı kelimelerin ilgi çekici, herkesin bilmediği kullanımlarına geldi…Gençlerden biri, ‘’yazılmak’’ kelimesini örnek verdi. ”Aslında, asılmak demektir ama flört anlamına da...
tarafından | Eki 26, 2007 | Kalem Kutusu
Keşke yapmasaydıklarımız!Ne çok hata yaptık… Şimdi yaşam okulu mezunuyuz.Ve şimdi biliyoruz.Kendimizi tanıyoruz. Hata yapma hakkımız olduğunu, Ve hatalarımızdan ders almamız gerektiğini…Almamışsak dersimizi şayet,Hayatın bizi dersimizi öğrenene kadar...