Ama nerde? Ama nezaman?
Ama neyi?…

Bildiğim tek şey;
Hiçbirşey bilmediğimdi.
İçseliminse anladığıydı her şeyi.

Nil’in kenarında bir suret
Suret-i alemim
Alemin sureti.

Ne kadar zaman ben,
Ben zaman oldum?

Ne kadar yok,
Ne kadar var oldum?

Ne kadar tırtıl
Ne kadar kelebek

Ne kadar hem tırtıl hem kelebektim?
Ne kadar bilmeden bildim

Düşünmeden sadece oldum?
Ne kadardır arıyordum
Derinimdekini, bende olup biteni?
Hiçlik, heplik
Benlik, bensizlik,bizlik…

Nil, bir uçtan bir uca
Nil, coşup coşup durulan
Nil, can alan can veren

Nil,
Öfkesini, sızısını balçıklayıp
İçine sindiren
Ordan börtü böceğe, yeşile hayat veren.
Nil, üç harf
Sade, net, ömür uzunluğunda.

Nil’e baktım kendim gördüm
Nil ben oldu
Ben uçsuz bucaksız Nil.

Ağladım, şaşırmayın ben ağladım…
Nil akıp gitmekteydi oysa Nilce

Ya ben…

Suyun alıp içime akıttım
Bulandım, çamurlandım
Yundun, durulandım, arındım.
Yansıyanı aldım özüme kattım
Şimdi alem ben, ben alemdim.
Nil var olandı,

Ben de ben oldum,
Ruhumun hep bildiği gibi,
Özümün damlası bendim.