Beslenme rejimimiz, bağışıklık sistemimizi güçlendiren, kanserojen ve diğer zararlı maddelerin etkilerinden bizi koruyan bileşenler içermelidir. Bu sağlıklı bileşenler her şeyden önce vitaminlerdir.

Vitaminlerle sağlık arasındaki ilişki herkesin malumudur. Vitaminlerin sağlayacağı yararların ayrıntılarına girmenin gereği yok. Sadece kansere karşı koruyuculuk açısından çok önemli olan birkaç vitamine değinelim. Bunlar A, C ve E vitaminleridir.

A vitamini
A vitamininin esas rolü bizi çeşitli kanser türlerinden koruyan bazı kimyasal tepkimeleri programlamaktır. A vitamini, vitaminin yiyeceklerden özümsendiği sindirim sistemimizde, betakarotenden sentezlenir. Bu işlev safranın yardımıyla gerçekleşir. Eğer sindirim sistemi, karaciğer veya safra kesesinde işlev bozuklukları varsa, özümsenen A vitamini yetersizdir. Bu gizli bir A vitamini yetersizliği durumudur. Biz yiyeceklerimizin yeterince A vitamini içerdiğini düşünebiliriz fakat gerçekte, yeterince A vitamini özümsenemediği için bedenimiz A vitamini eksikliği çeker.

Hayvan ciğeri ve balık yağı A vitamini bakımından çok zengindir. Bedenimizde A vitaminine dönüştürülen karoten; havuç, kırmızıbiber, maydanoz, ıspanak, soğan, kayısı, domates, balkabağı ve renkleri sarımsı kırmızı veya turuncu olan diğer gıdaların içinde bulunur.

A vitamini yetersizliği olup olmadığını anlamak için yapabileceğiniz basit bir test vardır. İyi aydınlanmış bir odadan karanlık bir odaya hızla geçin. Eğer kısa süre içinde karanlık odadaki nesnelerin şekillerini fark edebiliyorsanız bedeninizde yeterli miktarda A vitamini var demektir. Eğer uzun bir süre şekilleri fark edemiyorsanız, A vitamini yetersizliği var demektir. Size taze sıkılmış havuç ve kırmızı pancar suyu içmenizi öneririm.

SAYFA-BOLUMU
C Vitamini
Yüksek C vitamini içeriği nitrit ve nitratların kanserojen bileşiklere dönüşmesini engeller.
C vitamini, bağırsaklarımızdan demir emiliminin daha iyi ve etkin olmasını sağlar.

Not: Baz kadınlar âdet kanamalarının çok fazla olmasından şikâyet ederler. Bu olası bir demir yetersizliği (anemi) göstergesidir, özellikle de kadın sigara içiyor ve yeterince sebze yemiyorsa. C vitamini kan damarlarımızın dayanıklı ve esnek olmasının sigortasıdır.

Kolayca berelenme de C vitamini eksikliğinin bir diğer göstergesidir. C vitamini, kötü kolesterolün bedenimizden atılabilmesi için gerekli olan maddelerden biridir. Yağlı yemeklerden hoşlananlar, yedikleri her bifteğe karşılık koca bir tabak (biftekten üç kat daha büyük) sebze salatası yemelidir. Eğer bu uyarıyı ciddiye almazlarsa er veya geç ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklardır. Hayvansal gıdalarda C vitamini neredeyse hiç bulunmaz.

C vitamininin (askorbik asit) esas kaynağı meyveler, sebzeler, böğürtlengiller ve yeşilliklerdir. Bunlar arasında C vitamini açısından en zengin olan kuşburnu, siyah kuşüzümü, kırmızı kuşüzümü, karaturp, dereotu ve soğandır. Turunçgiller ve elmalar da yüksek C vitamini içeriğine sahiptir.

Kışın C vitaminini patates, lahana, lahana turşusu, sarımsak, turunçgiller ve bunların suları, kurutulmuş meyveler ve az şekerli reçellerden alabiliriz.

SAYFA-BOLUMU
E vitamini
E vitamini gençlik iksiri olarak da adlandırılır çünkü bedenimizdeki hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatır ve aynı zamanda bizi yağ oksidasyonunun zararlı ürünlerinden korur. Yağlar okside olduklarında toksik bileşikler oluşur ve bunların bertaraf edilmesi gerekir. Eğer E vitamini yetersizliği varsa ve bu bileşikler bertaraf edilemezlerse, sinir dokularımızda, kan damarlarımızda ve kaslarımızda sertliğe neden olurlar.

E vitamini yetersizliği özellikle çocuklar için tehlikelidir; sonuçta görme ve solunum bozukluklarına olduğu kadar, lösemiye de yol açabilir.

Çocuklar doğarken bedenlerinde pek az E vitamini vardır. Bu eksikliğin ana sütü ile beslenmek suretiyle giderilmesi gerekir.

İnek sütü, anne sütüne kıyasla çok daha az miktarda E vitamini içerir. Bebeklerin mutlaka anne sütüyle beslenme nedenlerinden biri de budur.

Son yıllarda küçük çocuklar arasında giderek daha fazla sayıda kan kanserlerine rastlanması çok üzücü bir gerçektir. Ben bu hastalıkların ana sorumlusunun E vitamini bakımından fakir yapay yiyecekler olduğuna kuvvetle ikna olmuş durumdayım.

En çok E vitamini içeren gıdalar: Dana ciğeri, yumurta sarısı, buğday, yulaf, çavdar, mısır, bezelye, maydanoz, havuç, soğan ve sarımsak.SAYFA-BOLUMU

Lifler
Avrupa’da yaygın olan kolon kanserinin Afrika’da ender olarak görülmesi dikkat çekince yapılan araştırmalar Afrikalıların daha fazla doğal besinle beslendikleri için bu kanser türünden uzak kaldıkları sonucuna ulaşmıştır. Bu yiyeceklerin içinde bulunan lifler, toksinlerin hızla atılmasını sağlayarak, kokuşma süreçlerine bir son vererek ve zararlı bakterilerin bedenimizde kanserojen maddeler oluşturmasının önüne geçerek bağırsaklarımız için adeta bir “süpürge” vazifesi görürler. Bu nedenle, yemeklere sebze salatalarıyla başlanmasını öneriyorum. Liflerin ana kaynakları, kabuğu alınmamış tahıl unları, ekmek, karabuğday, yulaf ve yapraklı sebzelerdir.

Mineral tuzlarından magnezyum, kalsiyum ve selenyum içerenler, kanserden korunma açısından önemlidir. Baklagiller (fasulye, bezelye), buğday, çavdar, yulaf, karabuğday, meyveler ve sebzeler de magnezyumca zengindir. Kalsiyum haşhaş çekirdeğinde, fasulyede, havuçta, lahanada ve peynirde de bol bulunur. Bezelye ve kırmızı pancar selenyum açısından zengindir.

Bazı araştırmalar mantarların ve soya ürünlerinin de bizi kansere karşı koruyan maddeler içerdiğini göstermektedir.

Şunu unutmamalıyız ki, hiçbir beslenme rejimi kansere karşı tam bir koruma sağlamaz; fakat hastalığa yakalanma riski kayda değer ölçüde azaltılabilir. Doğal yiyeceklerin beslenme rejimimizde bol çeşitle yer alması, bedenimizin iyileşmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri bulmasını sağlar.

Bazı uzmanlar kanserin, yanlış beslenme karşısında bedenin öç alması olduğunu ileri sürüyor. Kanser vakalarının yüzde 99’unda kendimizi zehirleyerek kanseri biz davet ederiz; yalnızca yüzde biri bedenimizde doğal olarak ortaya çıkan değişimler yüzündendir. Demek ki, yüzde bir oranında kanserin kurbanı, yüzde 99 oranında yaratıcısıyız.

Share This