Yaklaşık bir yıl boyunca on yazıyla ele aldığım Türkiye’de kadın hareketi tarihini değerlendiren bu yazı dizisinin sonuncusunu, kadın hakları denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biriyle, Halide Edip Adıvar ile tamamlamak istiyorum. Mücadeleci ruhuyla pek çok insana ilham olmuş, “ilklerin kadını” olarak tanınan Halide Edip, hem edebi hem de toplumsal anlamda öncü bir figürdür.

1884 yılında Beşiktaş’ta dünyaya gelen Halide Edip, annesini küçük yaşta kaybeder. Yedi yaşındayken yaşını büyüterek Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ne kaydolur; ancak bir yıl sonra bir öğrencinin şikâyeti üzerine okuldan uzaklaştırılır ve eğitimine evde devam eder. Henüz 13 yaşındayken Jacob Abbott’tan çevirdiği Ana adlı eser, Sultan II. Abdülhamit tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirilir. Daha sonra, yeniden Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ne kabul edilen Halide Edip, buradan lisans derecesiyle mezun olan ilk Müslüman kadın olur.

Kolejin son sınıfında, matematik öğretmeni Salih Zeki Bey ile evlenmiştir. Bu dönemde Sherlock Holmes’ten Emile Zola’ya, Shakespeare’den birçok büyük yazara kadar pek çok eseri Türkçeye çevirir. 1909’da Teali-i Nisvan Cemiyeti’ni (Kadınları Yükseltme Cemiyeti) kurar.II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikteyse daha politik bir alana yönelir ve dönemin gazetelerinde kadın hakları üzerine yazılar yazmaya başlar. Ancak 31 Mart olayları sırasında maruz kaldığı tehditler nedeniyle önce Mısır’a, ardından İngiltere’ye gitmek zorunda kalır. Yaklaşık bir yıl sonra İstanbul’a döner ve hem edebi hem de siyasi içerikli yazılarına devam eder.

Salih Zeki Bey’in ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine 1910 yılında boşanır. Aynı yıl yazdığı Seviyye Talip romanında kocasını terk ederek sevgilisiyle yaşamaya karar veren bir kadını anlattığı için eleştirilerin hedefi hâline gelir. Türk edebiyatının ilk feminist romanlarından biri sayılan bu eserde, kadınların atıl ve cahil kalmalarının sorumluluğunun büyük kısmını roman kahramanı Fahir’in ağzından anlatarak erkeklere şöyle yöneltir:

“Milletin camid, esrar arkasında atıl, batıl kalanları! Onlar da nihayet uyandı mı? Duvarlar arkasında bütün dünyevi alakaları kocalarına münhasır olan kadınlar! O kocalarının halet-i ruhiyelerine yabancı mı kalıyorlar? Zavallı kadınlar, ne kadar gevşek, ne kadar hareketsizdirler! Bundan da asıl mesul olanları çok sonra anladım ya…” Halide Edip Adıvar, Seviyye Talip

Sert sözleri nedeniyle yeniden İngiltere’ye gitmek zorunda kalan Halide Edip, Balkan Savaşları’nın patlak vermesiyle İstanbul’a geri döner. Bu dönemde sadece kadın hakları değil, vatanın bağımsızlığı için de mücadele etmeye başlar. Türk Ocağı’nın önde gelen isimleri Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu gibi isimlerle tanışıp bu düşüncenin etkisiyle Türk edebiyatının ilk siyasal ideolojik romanı kabul edilen Yeni Turanile kadın psikolojisini derinlemesine ele alan yine ilk roman olan Handan 1912’de yayınlanır. Yeni Turan’da yeni bir yurdun inşasının kadın ve erkeklerin ortak ilerlemesi ile mümkün olacağını aşağıdaki gibi anlatır:

“Bir yurt olmak için onu kuran iki çift el, erkek ve kadın eli, birbiri içinde mütekabil bir emniyet ve muhabbetle gelebilmelidir. Geçici ihtiraslarına hayatın didinmelerine ve zehirlerine galebe çalacak bir zihin, kalp seviyesi, arkadaşlığı mevcut olmalıdır.” Halide Edip Adıvar, Yeni Turan

İttihat ve Terakki Partisi’nin iktidara gelişiyle birlikte uzun süredir devam ettirdiği öğretmenlik mesleğini bırakır ve Cemal Paşa’nın daveti üzerine Beyrut ve Şam’da okul açmak üzere görevlendirilir. Kendisi Suriye’deyken 1917’de babasına vekâlet vererek Bursa’daki aile doktorları Adnan Adıvar ile evlenir. Osmanlı Orduları’nın Arap Eyaletleri’nden çekildiği 1918’de yurda geri döner. 1918-19 yıllarında İstanbul Üniversitesinde profesör olarak ders vermeye başlasa da 15 Mayıs 1919’da Yunan Ordusu’nun İzmir’i işgal etmesi üzerine millî mücadele sürecinde etkin rol alma kararı alır. Türk Ocağı’nın desteğiyle ilki 23 Mayıs 1919’da düzenlenen her birine yaklaşık 200 bin kişinin katıldığı Sultanahmet mitinglerinde hitabet gücüyle öne çıkar. İlk mitingde büyük kalabalığa ettirdiği yeminle kurtuluş savaşının ilk psikolojik galibiyetini kazandırdığı düşünülür ve mitingdeki şu sözleri, o günkü kararlılığın simgesi hâline gelir:

“Türkiye’nin istiklal ve hayat hakkını alacağı güne kadar hiçbir korku, hiçbir meşakkat önünden kaçmayacağız. Yedi yüz senelik tarihin ağlayan minareleri altında yemin ediniz: Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hıyanet etmeyeceğiz!” Halide Edip Adıvar, 23 Mayıs 1919, Sultanahmet Meydanı

Şekil 1: Sultanahmet Meydanı Mitinginden bir görüntü

16 Mart 1920’de İstanbul işgalinden sonra ise haklarında idam kararı çıkarılan  ilk altı kişiden biri olur: Mustafa Kemal, Kara Vasıf, Ali Fuat Paşa, Ahmet Rüstem, Dr. Adnan ve Halide Edip. Bu sırada, Anadolu’da bulunan Halide Edip Ankara’da Keçiören yakınlarındaki karargâhta görev alarak Anadolu Ajansı isimli bir haber ajansının kurulma sürecinde Yunus Nadi ile birlikte etkin rol alır. 5 Nisan 1920’de Atatürk ile ajansın kurulması konusunu görüştükten bir gün sonra Anadolu Ajansı kurulur. Halide Edip bu durumu şöyle aktarır:

“Yunus Nadi Bey’le yolda konuştuğumuz ajans sorununu M. Kemal Paşa’ya açtım. Yunus Nadi Bey’le buna, ‘Anadolu Ajansı’ olarak başlamayı konuştuğumuzu anlattım. İsteklerimiz, bu ajans haberlerini, telgrafhanesi olan her yere göndermek ve olmayan yerlerde de camilere ilan hâlinde yapıştırmaktı.” Halide Edip Adıvar, Türk’ün Ateşle İmtihanı

Şekil 2: Halide Edip Adıvar ve Mustafa Kemal Atatürk

1921’de Kızılay’ın (Hilal-i Ahmer) başkanı olur. Daha sonra, orduya katılma isteğini Mustafa Kemal’e iletince Sakarya Savaşı sırasında önce onbaşı, savaştan sonra da çavuş olur. Bu sırada, Mustafa Kemal tarafından Yakup Kadri ile birlikte Yunan Ordusu’nun halka verdiği zararları incelemek ve raporlamak üzere cephede ve cephe gerisinde görevlendirilir. Bu dönemde yazdığı Ateşten Gömlek ve Vurun Kahpeye gibi eserlerde Kurtuluş Savaşı’nı farklı açılardan ele almıştır. Eserlerinde, özellikle gelecek nesiller olan çocuklara azami özen gösterdiği görülür, aşağıda Ateşten Gömlek’ten alınan kısım bunu vurgular niteliktedir:

“Niçin öldüler? Anadolu’da tekrar bahar olsun, hayat tazelensin diye. Yaşamaya yemin etmiş milletlerin ezeli ahdini kanlarıyla mühürlediler. Onlar bir millet yaşasın diye canlarını vermeseler, bugün Anadolu’da ayaklarını toprağına bu kadar sıkı basan milyonların sembolü olan çocuk görmeyecektik. Bu çocuk bir haylaz değil, olduğu yere bacaklarını ayırıp ayaklarını bir çınar kökü gibi batıran ve bastığı yerden koparılamayan bir milletin sembolüdür.” H. Edip Adıvar, Ateşten Gömlek

Cumhuriyet’in ilanından sonra Halide Edip, Akşam, Dergâh, İkdam, Vakit, Hakimiyet-i Milliye, Son Telgraf gazete ve dergilerinde yazı hayatını sürdürür. Ancak bir süre sonra, özellikle eşi Adnan Adıvar’ın hem Mustafa Kemal Paşa ile hem de Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileriyle siyasi ayrılıklar yaşaması üzerine tekrar yurtdışına gider.  14 yıl boyunca Columbia, Yale, Michigan, Oxford, Cambridge, Sorbonne, Kalküta, Haydarabat, Delhi, Lahor gibi dünyanın önde gelen pek çok üniversitesinde dersler verip konuşmalar yapar.

1935’te ilk kez Londra’da yayınlanan en ünlü eserlerinden biri İngilizce orijinal adıyla The Clown and His Daughter (Soytarı ile Kızı), 1936’da Türkçeye Sinekli Bakkal olarak çevrilir ve kısa sürede Türk edebiyatının en çok okunan eserlerinden biri olur. 1939’da Türkiye’ye dönen Halide Edip, İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi bölümünü kurarak on yıl boyunca kürsü başkanlığı yapar. 1950-54 yılları arasında milletvekili olarak görev alır. Daha sonra, siyasetle ilişkisini bitirerek yazarlık ve eğitim hayatına geri döner. 1964’te 82 yaşındayken İstanbul’da vefat eder.

Halide Edip, eserleri ve mücadele dolu yaşamıyla, kadınların toplumsal, siyasal ve kültürel hakları için ilham kaynağı olmuş; eğitimin ve bilinçlenmenin kadınların ilerlemesindeki önemine olan inancını hayatı boyunca korumuştur. Onun mücadele dolu yaşamı, kadınların eğitim, hak ve özgürlük arayışının tarihsel bir özeti gibidir. Halide Edip, kalemiyle edebiyatı, hitabetiyle toplumu, cesaretiyle değişimi şekillendirmiş, ardında unutulmaz bir miras bırakmıştır. Bu yazı dizisini onunla sonlandırırken, Halide Edip’in hayatı ve eserlerinin, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinde ne kadar güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu bir kez daha anıyorum. Onun hayalini kurduğu aydınlık yarınlar, kadın ve erkek el ele vererek inşa edilebilecek daha adil bir dünya için bugün de yol gösterici niteliğindedir.

BETÜL ÖZBAY

 

<div class="social4i" style="height:82px;"> <div class="social4in" style="height:82px;float: left;"> <div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;padding-bottom:7px"><a href="https://twitter.com/share" data-url="https://dergi.kuraldisi.com/kadin-haklarindan-kurtulus-savasina-halide-edipin-izinde-10/" data-counturl="https://dergi.kuraldisi.com/kadin-haklarindan-kurtulus-savasina-halide-edipin-izinde-10/" data-text="Kadın Haklarından Kurtuluş Savaşı’na HALİDE EDİP’in İzinde (10)" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via=""></a></div> <div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="fb-like" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/kadin-haklarindan-kurtulus-savasina-halide-edipin-izinde-10/" data-send="true" data-layout="box_count" data-width="55" data-height="62" data-show-faces="false"></div> </div> </div> <div style="clear:both"></div> </div> <p>1985 yılında başladığım hayat yolculuğumda babamın öğretmen olması sebebiyle Anadolu’nun farklı şehir ve kasabalarında büyüdüm. Yüksek öğrenimimi önce Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı, ardından Macaristan Szeged Üniversitesi Altayistik bölümlerinde tamamladım. Bundan sonra, akademik hayata atılmaya karar vererek lisansüstü eğitimim için İstanbul’a taşındım. Yıldız Teknik Üniversitesi ile Berlin Özgür Üniversitesinde eğitimimi sürdürdüm. Daha sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi ve ardından da İstanbul Medeniyet Üniversitesinde akademisyen olarak görev yaptım. Akademik eğitimim yanında, 2013’te Kuraldışı Akademinin kılavuz kitapları ile başladığım bireysel gelişim serüvenim 2022’den itibaren ikinci akademim olan Kuraldışı çatısı altında devam ediyor.</p> <span class="et_social_bottom_trigger"></span>
Share This