Uzun yıllardan beri, giderek artan bir hızla güneş ışınlarının zararlarından bahsediyoruz, fena halde güneşten korkar olduk ama kozmetik araştırmacıları sayesinde geliştirilmiş güneş ürünleriyle ışınlardan korunarak güneşe çıkabiliyoruz.

Ama bir de madalyonun öbür tarafı var. Çünkü güneş, yavaşça dünyaya yaklaşırken ışınlarıyla tüm canlıları kış uykusundan uyandırıyor, doğada bir şenliktir başlıyor, bu arada bizi de yeniden yapılandırıyor.

Elbette onun hücrelerimizin içine sızarak DNA yı bozan UV A ve B ışınlarından korunacağız, ama korunmayı da abartmayalım, unutmayalım ki, D vitamini sentezini uyararak kemiklerimizi yapılandıran da güneşin B ışınlarıdır…

İnsan ömrü uzadı… Şimdi kimseye yaşlı denmiyor, çünkü zamana meydan okuyor kendimizi sevmeyi ve korumayı öğreniyoruz. Ancak zaman işlevini yapıyor, organizma giderek hızını kaybediyor, kimi önemli silahlarını da yitiriyor bu arada. Bazı değerli maddeler organizma tarafından artık eskisi gibi üretilemiyor.

Kemik yapılanmasında önemli rolü olan D vitamininin kendi küçük, görevi büyük ve varlığı bizim için o kadar gerekli ki…

Kemiklerimizin ilerki yaşlarında süngere dönüşmemesi için D vitaminini hayatımızdan eksik etmemeliyiz.

İşte o zaman da D vitamini sentezi için güneş ışınlarına ihtiyacımız var. Zira biz tek başımıza yeterince D vitamini üretemiyoruz, bu yüzden de ilk gençlik yıllarından itibaren D vitamini eksiğimizi dışarıdan takviye etmemiz gerekiyor.

Ne var ki sadece yiyeceklerden aldığımız D vitamini sağlam kemiklere sahip olmak için yeterli olamıyor, oysa güneş ışınları altında cilt D vitaminini üretmeye başlıyor.

Uzmanların açıklamasına göre 15 dakika güneşlenme sayesinde 10 000 ünite D3 vitamini üretiyoruz, oysa bir kaşık balık yağının bize sağladığı D3 vitamini sadece 1360 ünite.

Özellikle yaşlandıkça kemiklerin zayıflaması, artık yapılandırılamaması yüzünden kırık riski ile karşı karşıya kalıyor insanlar, üstelik sanıldığı gibi kemik erimesi dediğimiz bu zayıflama sadece kadınları değil erkekleri de tehdit ediyor.

 D vitamini sadece kemikleri sağlamlaştırmakla da kalmıyor, kalbimizi koruyor ve kansere karşı da güçlendiriyor bizi. Bu anlamda D vitamini aynı zamanda bir gençlik iksiridir de diyebiliriz.

Bu arada kemiklerimizi korumak için uzmanların önerilerine de kulak verelim:

– Öncelikle güneşlenmemiz gerekiyor, ama UV ışınlarından korunmayı da ihmal etmeden
– D vitamininden yana zengin gıdalar almalıyız…
– Ekvatora yaklaştıkça güneş bize yakın duruyor ama uzaklaştığımız ölçüde de kış aylarında güneşten yararlanamıyoruz o yüzden kış aylarında D vitamini takviyesi yapmalıyız.
– Esmer tenlerde pigmantasyon cildi güneşe karşı korumakta, ancak aynı zamanda yeterli D vitamin sentezi yapamamakta, bu nedenle esler tenlerde D vitamin takviyesi daha önemli.
– Hareketsiz kalmamalı, en azından günde yarım saat yürümeliyiz…
– Süt ve balık, özellikle de somon balığı D vitamininden yana zengin gıdalar.
 
Kaynak: Les Nouvelles esthetique&Spa, Şubat 09.