Lafta herkes aşk ve özgürlük tutkunudur…

Her ikisi de insanın özüne yönelik erdemli duygulardır çünkü… Gerek aşkın gerekse özgürlüğün peşinde olmak en doğal hakkımızdır…

 Evet evet, bir tutkudur aşk ve özgürlük…

Tam da burada bir duralım ve düşünelim bakalım…

Biz bu tutkulara layık mıyız…

Tutku’nun sözlük anlamına bakalım hele bir; ‘’İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras.” ( TDK )

Peki sizin aşk ve özgürlük tutkunuz -bırakın iradeyi bir yana- hangi yargılarınızın ötesinde…

Yoksa siz de…

İlahi aşkı arayıp da yaradılanı sadece yaradandan ötürü sevmeyi beceremeyenlerden misiniz?

Ortalıkta sevgi kelebeği gibi herkesi sevdiğini söyleyerek dolaşan ama en yakınındakilerin dahi sevilme ihtiyacını karşılayamayanlardan mısınız?

Bir kadına ya da erkeğe  delicesine aşık ama henüz kendini sevmeyi öğrenememişlerden misiniz?

Asıl derdiniz onun sizi sevmesi ve sizi kendinizle barıştırması ihtimali mi?

Unutun o zaman aşk peşinde koşmayı…

Kendinize dönün biraz…

Önce kendinizi sevmeyi öğrenin hele, aşk sizi takip edecektir hiç merak etmeyin…

Kendini sevmeyenin, değer vermeyenin, kendisiyle barışık olmayanın hiç kimseyi sevemeyeceğini öğrenmeden dışardaki bir şeylerin aşkının peşine düşmek abestir.

Sonu hüsranla biter…

Ya özgürlük?!…

Özgürlük söylevleri çekerken, sırf güvenlik ve rahatlık alanını, konforu terk edemediği için prangalı hayatlara mahkum olanlardan mısınız yoksa?…

Özgürlük, her şeyi kaybetme riskini göze almaktır…

Hiçbir şey olmadan ve hiçbir şeysiz sadece var olmanın coşkusunu duyabilmektir….

Göze alıyor musunuz bunu…

Alamıyorsanız… Hemen ‘evet’’ demeyin bence… özgürlüğe. O duygunun, yani yokluğun içine girin hele … Bakın bakalım ne kadar dayanabiliyorsunuz objelerden uzak olmaya… Bütün kimliklerinizden arınarak sadece varolmanın tadını çıkarmaya…

Şükredebiliyor musunuz sadece ama sadece var olduğunuz için…

Bilmez misiniz ki özgürlük de aşk da bedel ister, sorumluluk ister… Riskleri göze alamayanlara göre değildir ne aşk ne de özgürlük.

Riskleri göze alamayanlar özgürlüğü ve aşkı tutsaklık sanırlar…

Ah ne büyük yanılsama….

Onlar ki bilmezler aşkın özgürlük, özgürlüğün aşk olduğunu…