Beni kategorize etme, benle oynama
Yaftayı yapıştırıp bana isim koyma
Karikatürleştirme beni, ilahlaştırma
Tabulaştırma sakın, tapulaştırma

 ***
Matematikleştirme beni, çarpma, bölme
Toplama, çıkartma sakın beni hesaplaştırma
Mekanikleştirme beni otomatikleştirme
Yarıştırma sakın onla bunla karşılaştırma

(Sezen Aksu, Söz-Müzik: Bülent Ortaçgil)

Sezen Aksu’nun bu şarkısını söylerken bunu kendimiz dışında, zihnimizde beliren insanlara söyledik büyük ihtimalle.

Şimdi “o” kişiyi “kendimiz” yapalım.
Şarkıyı kendimize söyleyelim.

“O kadar eğitime gittim, hala aynı hatayı yapıyorum” dediğimiz her anda hemen bu şarkıyı söylememizi öneriyorum.
“O kadar kitap okudum…”
“O kadar CD dinledim…”
“Bir senedir kendimle uğraşıyorum, hala…”

Benzer cümleleri sizin yaratıcılığınıza bırakıyorum…

Bu şarkı “ben”imizin bize seslenişi.
“Kendine iyi davran” haykırışı.
“Kendini sev” ninnisi.

Ne güzel ki biz “insan”ız. Kendimizle dalga geçebiliyoruz;
tembellik yaparken,
öğrendiklerimizi olur olmadık yerde kullanırken,
zıt karakterimizle evlendiğimizde,
suçladığımızda,
beklentide olduğumuzda,
alışkanlıklarımıza takılıp kaldığımızda…
 
Kendimizi “kategorize” edip durmak yerine kendimizle şakalaşalım, yaşamla şakalaşalım. Kendimize sık sık soralım:

“Çok istediğim ama yapmaktan ödümün koptuğu bir şey var mı?”

Var mı?

Varsa, önce zihnimizde karikatürize edelim, sonra yapalım, hadi yapalım, hemen, şimdi!