Benden tepki görmedikçe de dili sivrileşiyordu. Bense, sadece yaşadıklarımızın ve yaşayacaklarımızın tadını bozmamak adına susuyordum…

Demişti ki:

” İnsanlar üç türdedirler… Erkekler ilk sırada… ikinci sırada ise eşcinseller var… Kadınlar üçüncü sıradadırlar! ”

Kapıdan çıkmadan önce bunları söyleyen adam, kapıdan girerken bana tanrıça muamelesi yapmıştı…

İşte o zaman düşündüm…

Erkekler birinci sırada, ikinci sırada eşcinseller üçüncü sırada kadınlar… Ama dünyada bir de sadece bizde olan bir tür var: Kentsoylu modern Türk erkekleri!…

Kızmasınlar bana, ben onları çok severim… Çok şekerdirler. Tam anlamıyla doğulu değildirler, ama en batı kültürü almış olanlar bile zaman zaman damarlarından akan kana yenilip maço olabilirler. Aşık olurlar, ya da arzu ettikleri kadına aşık olduklarını sanırlar, Yanıp tutuşmaları o kadar güzeldir ki; kadın olarak sonunda yenilirsiniz;  “Kadınım!” diye analarına sarılır gibi sevgiyle sarılırlar, ateşlidirler sevişirken, sonra da duygusallıklarından utanıp “erkeklik” taslarlar!  Bülbül gibi öten sevgiliyi aramayın sakın, üzersiniz onları!

Bu arada sevmenin tadını çıkarmayı da unuturlar…. Kaybedene dek…O zaman fırtınalar kopar, dünya başlarına yıkıldığı için kadının dünyasını da yıkarlar. Bunu kendilerine itiraf bile edemezler.

Anneleri öyle yetiştirmiştir onları; sevgiyle, sakınarak, şımartarak, pohpohlayarak… Çağdaştırlar,,, Ama bize uyarlanmış bir çağdaşlıktır, doğu ile batı arasında sıkışmış!… Sözde karşı oldukları ama içten içe kabullendikleri fikirler vardır, çapkınlıklarını mazur gösteren şu söz başka hangi batı ülkesinde var acaba? Kadın erkeğin elinin kiri gibi. Her kadın “yakasına yapışacak potansiyel bir tehlikedir”  bizim erkeklerimiz için.

Haksızlık etmeyelim: Onların kadına saygıları buyüktür, özellikle de bu kadın anne ise akan sular durur! Ama özgür kadın aynı saygıyı haketmez!

Yok sanmayın ki  düşmanım erkeklerimize… Dünyada bir eşleri yoktur böyle bir tür başka ülkelerde… Onlar çok şekerdirler, kocaman çocuklardır onlar. Bırakın kendilerince yaşasınlar aşkı. Ama ben onların verdiği mutluluğun tadını çıkarmayı biliyorum, sadece biraz dikkatli olup, maço yanlarını beslememeye çalışmak gerek!

Erkeğim, ben sevdikçe, suskunlaştı. Ben sustukça o konuştu, ben beklentisiz davrandıkça rahatlayacağına rahatsız oldu. Öyle ya, bana bir vaatte bulunulmamıştı. Böylece beni susturmuş oluyordu. Onu hayatıma sokmadığım için, beni sevgilisi olarak adlandırmadı, dürüstlüğü ile de gururlandı.. Uzun zaman ortalarda görünmedikten sonra hesap sorduğunda sevgilisi olmadığımı hatırlatınca da…

İşte böyle biter “aşşk” bizim gezegende!

Ya sizde???