Türkiye ilk kez böyle bir birleşme yaşıyor.  Lidersiz, hiçbir siyasi ideolojiye bağlı olmaksızın,  kendiliğinden oluşan bir başkaldırı hareketi. Dayatmaya, baskıya, hayatın her alanıyla ilgili müdahaleye karşı halkın başkaldırısı.

İlk kez kendilerine dayatılana şiddetle karşı çıkmak yerine sevgiyle birleşerek başkaldırıyor direnişçiler. Gezi Parkı’ndaki paylaşım, sağduyulu, barışçıl tutum insanın ruhunu sevinçle dolduruyor. Yiyecekler paylaşılıyor. Çöpler toplanıyor. Provokatörler engellenmeye çalışılıyor. Miraç kandili kutlanıyor.

Müthiş bir özveriyle herkes birbirine destek oluyor. Dayanışma harika. Sadece bu manzarayı görmek bile mutluluk gözyaşlarının yanaklardan yuvarlanmasına yetiyor.

31 Mayıs 2013 bu ülkede eski çağın bittiği yeniçağın başladığı tarih. Bir milat.

Korku kültürünün boyunduruğundan bir kez çıkabildi mi insan asla geriye dönüş olamaz.  Korkunun yönetemediği bilinç hızla gelişir… Sevgi kültürüne dönüşür.

Eski çağ liderliği hiyerarşikti. Tepedeki adam “her şeyi bilen” ve otoriterdi. Tüm üçüncü dünya ülkelerinde hâlâ eski çağ liderliği hükmünü sürdürüyor.

Yeniçağ lidersiz ve yatay yapılanma içinde gelişiyor. Bu oluşumun bir lideri yok. İletişim tepeden aşağıya tek yönlü değil, karşılıklı.

Ülkemizi eski çağ sistemiyle yönetenler, artık geçerliliğini yitirmiş dünya görüşleri ve yöntemleriyle medyayı susturarak halkın haber alma özgürlüğünü engelleyebileceğini, polis şiddetiyle eylemi sona erdirebileceğini sanıyordu.

Yeniçağın çocuklarının bu düzenin televizyonuna, yazılı basınına ihtiyacı yok. Onlar kendi bloglarında düşüncelerini paylaşıyor, kendi sosyal medya ortamlarında iletişim kuruyor ve bilgileniyorlar, dünyadaki gelişmeleri internet ortamından takip ediyor.

Eski sistem çöktü. Eric Hoffer’in deyimiyle,

“Değişim döneminde ‘öğrenenler’ yeryüzünde yepyeni bir yaşam inşa ederken, ‘her şeyi bilenler’ artık var olmayan bir dünyada artık işe yaramayan bildikleriyle ne yapacaklarını bilemez hale gelecekler.”

Gezi Parkı’nda ve Türkiye’nin dört bir yanında barışçıl eylem yapan bu gençler kim olduğunu şu anda hatırlayamadığım birisinin söylediği gibi marjinal değil orijinal. Bir önceki nesilden çooook farklılar.

Onlar İndigo çocuklar. Onlar twitter gençliği.

Onlar özgürlüklerine düşkün Y kuşağı.

Sevgiyle hoşça olun.

Nil Gün

Not: “GEZİ PARKI HAREKETİ VE Y KUŞAĞI” yazısı bu yazının devamıdır. Yazının devamını okumak için tıklayın.

<div class="social4i" style="height:82px;"> <div class="social4in" style="height:82px;float: left;"> <div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;"><a href="https://twitter.com/share" data-url="https://dergi.kuraldisi.com/bu-gencler-marjinal-degil-orijinal/" data-counturl="https://dergi.kuraldisi.com/bu-gencler-marjinal-degil-orijinal/" data-text="Bu Gençler Marjinal Değil Orijinal" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via=""></a></div> <div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="fb-like" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/bu-gencler-marjinal-degil-orijinal/" data-send="true" data-layout="box_count" data-width="55" data-height="62" data-show-faces="false"></div> </div> <div class="socialicons s4plusone" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="g-plusone" data-size="tall" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/bu-gencler-marjinal-degil-orijinal/"></div> </div> </div> <div style="clear:both"></div> </div> <p><img class="alignleft wp-image-3760 size-thumbnail" src="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/4/2018/02/JW0rM3p-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" />1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.<br /> 1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.<br /> Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.<br /> International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.<br /> Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.<br /> Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikal gazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.<br /> Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)<br /> Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.<br /> Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.<br /> Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.<br /> Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.</p>