Bebeğiniz erken doğduysa onun sağlıklı gelişimi için çok şey yapabilirsiniz.
1977 yılında perinatal psikolog Dr. Ruth Rice, günlük dokunma seanslarının erken doğan bebekler üzerindeki etkisini araştırdı. Erken doğan bölümündeki bebekler iki gruba ayrıldı. Deney grubundaki bebeklerin, bütün beden masajı için alt bezleri dahil bütün giysileri çıkarıldı. 28 gün boyunca her gün minik bedenlerine anneleri tarafından her biri on dakika olmak üzere günde dört kez masaj yapıldı. Masajın sonunda beş dakika boyunca anneleri onları kollarında salladı ve sımsıkı kucaklandılar. Masaj yaparken ve kucaklanırken anne bebeğiyle mümkün olduğunca çok göz kontağı kurdu.Kontrol grubuna ise her zamanki rutin hastane bakımı verildi; tabii ki masajsız ve sarılmasız.
Dört ayın sonunda (kontrol grubundaki bebeklere göre) deney grubundaki bebekler, hem genel gelişimlerinde hem zihinsel gelişimlerinde hızlı ilerleme göstermişlerdi. Nörolojik gelişimleri ise açık ara öndeydi. Kilo artışı da günde 26 gram daha fazla oluyordu. Ve bu artış daha beşinci günde başlamıştı. Ayrıca, deney grubundaki bebekler birbirleriyle de daha ilgiliydiler.Bu araştırmadan sonra Dr.Rice ilk bilimsel masaj programını geliştirdi.
Türkiye’de uygulanıyor mu bilmiyorum ama “Rice Bebek Duyusal Motor Uyarısı” adı verilen bu program bugün erken doğan ünitelerinde yaygınca uygulanıyor.
Manzaralı Rahim
Antropolog Ashley Montagu, bebek “manzaralı rahim” beklentisiyle dünyaya gelir, der.
Erken doğan, gelişim için dokunulmaya, ritme, basınca ihtiyaç duyar. Yani dışarıdaki ortam, rahim ortamına ne kadar yakınsa, bebek kendisini o kadar güvende hisseder. Enerjisini gelişmek ve büyümek için kullanır.
Bebeklerin dokunulmaya, okşanılmaya, sımsıkı kucaklanmanın yarattığı basınca olan ihtiyaçlarının önemini yeterince kavrayamıyoruz. Erken doğan bebekler, kuvöze konulduğunda kendilerini kuvözün köşelerine “sıkıştırmaya” eğilimli oluyor. Böylece o tanıdık sarmalanmışlık, sıkışmışlık duygusunun cildi üzerinde yarattığı basınç ona tanıdık güven ortamı sunuyor.Erken doğan bebekler ana rahmini taklit eden ve dokunsal uyarı sağlayan titreşen su yataklarına konulduğunda da daha hızlı kilo alıyor.
Erken doğan ünitesinde beslenirken, altı değiştirilirken ya da aşı gibi testler gibi tıbbi gereksinmeler nedeniyle tüm bebeklere “bakım dokunuşu” yapılıyor elbette. Ama bakım dokunuşu, masaj dokunuşunun yerini tutmuyor.
Masaj, ebeveynlerin çocuklarıyla bağ kurmalarına da yardımcı oluyor. Erken doğan bebekleri hastanede kuvözde tutulan anneler, kendilerini çaresiz hisseder. Masaj sayesinde anneler hatta babalar bebekleriyle bağ kurmaya, iletişim kurmaya başlıyor. Çocuklar sevilerek sevmeyi öğrenir. Bebeklik döneminde bu sevgi dolu dokunuşlar çocuğa sevmeyi öğretir. Ve değerlilik duygusu kazandırır.
İster anneler tarafından ister profesyoneller tarafından yapılsın, neonatal masaj, tüm erken doğan ünitelerinde bebek gelişimi için güvenli ve yararlı bir uygulama olacaktır.
Bebek masajı sadece erken doğanlara değil, bütün bebeklere iyi geliyor.
Sevgiyle hoşça olun.
Nil Gün
nilgun@kuraldisi.com

<div class="social4i" style="height:82px;"> <div class="social4in" style="height:82px;float: left;"> <div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;"><a href="https://twitter.com/share" data-url="https://dergi.kuraldisi.com/erken-dogan-bebekler/" data-counturl="https://dergi.kuraldisi.com/erken-dogan-bebekler/" data-text="Erken Doğan Bebekler" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via=""></a></div> <div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="fb-like" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/erken-dogan-bebekler/" data-send="true" data-layout="box_count" data-width="55" data-height="62" data-show-faces="false"></div> </div> <div class="socialicons s4plusone" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="g-plusone" data-size="tall" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/erken-dogan-bebekler/"></div> </div> </div> <div style="clear:both"></div> </div> <p><a href="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/5/2016/05/nilgun1.jpg"><img class="alignright wp-image-10880 size-full" src="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/5/2016/05/nilgun1.jpg" alt="nilgun" width="169" height="215" /></a></p> <p>1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.<br /> 1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.<br /> Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.<br /> International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.<br /> Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.<br /> Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikal gazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.<br /> Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)<br /> Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.<br /> Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.<br /> Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.<br /> Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.</p>