Ve bugün diyorum ki, gerçekten de tesadüf diye bir şey yokmuş !

O güne kadar, bazı başka alternatif şifa/tedavi yöntemleri ile de ilgilenmiştim, eğitimlerini almıştım, hatta yakın çevreme uygulamalar bile yapmıştım… ama kendimle yüzleşmemi gerektirecek herhangi bir eğitime katılmak aklımın ucundan bile geçmemişti. Neden katılaydım ki ? Buna ihtiyacı olanlar katılmalıydı ! Nereden bilebilirdim ki, herkes gibi kendimin de önemli boşluklarından birinin bu olduğunu ?

Maskeyi o kadar sağlam takmışım ki ve kendime başkalarının gözleriyle bakmaya o kadar alışmışım ki, kendi gözlerimle göremez olmuşum…

İşte o meşhur günde, Şenay Hanım’ın beni yönlendirmesi ile, NLP öncesi tavsiye edilen ‘İletişim’ Workshop’una katılmayı kabul ettim. Daha sonra da ‘Özsaygı’ Workshop’una.

Beni ne bekliyordu bilemiyordum ama, içimdeki ses, bana katılmamı söylemişti.

Şenay Hanım’a ve kendime sonsuz teşekkürler…. İyi ki tavsiye etmiş, iyi ki iç sesimi dinlemişim… Öncelikle kendime bakışım değişti, sonra da Hayata ve Olaylara…

Nil ve Saim’e, yaşam gözümün yeniden görmesine yardımcı oldukları için, ne kadar teşekkür etsem az…

Hiç duymuşluğunuz var mıdır bilmiyorum ama, Mikelanjelo’nun şu sözü, benim o ilk Workshop’ta yaşadıklarımı harekete geçiren duygunun tam tercümesidir. Mikelanjelo der ki:

‘’Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve onu özgürlüğüne kavuşturuncaya dek mermeri oydum’’

İşte o gün ben kendimdeki o meleği fark ettim !

O güne kadar sadece mermer bloğuna baktığımı ve içindeki değerin farkında bile olmadığımı anladım !

Evet, o melek içimdeydi ve açığa çıkmak için benim mermeri oymamı bekliyordu.

Bu, yaşadığım en büyük farkındalıklardan biriydi, hem de hiç beklemediğim bir an’da ve yerde… hemen kolları sıvamalıydım…

Mermeri itina ile oymaya başladım ve her tabakasında farklı duygular yaşanmaya başlandı. Acılar…. Hüzünler… Mutluluklar… Mutsuzluklar… Hepsi bir arada ve karmakarışık…

Önce acele ettim, yıllardır kendimi mahrum bıraktığım melek hemen acilen açığa çıkmalıydı. Ama taş tabakalar çok sert, dikkatli işçilik istiyor, yavaş olmalıydım.

O kadar çok duygu çöplüğü birikmiş ki, meleğe ulaşmak hiç de kolay olmayacak, ama artık biliyorum ki, bunu başarabilirim !

Mermer’e attığım her çentik beni meleğime biraz daha yaklaştırıyor…