En çok, gül kurusu akşamlarda yokluğunu hissediyorum. En çok, ıhlamur kokulu bir sabah, ellerini benden çekip gidişini hatırlıyorum. Güneşe karşı yürüyüşümde yalnız bıraktığın için kırgın değilim sana. Senden, ela gözlerinin gerisindeki karanlık geceler kaldı bana. O günden sonra, hep gözlerin doğuyor gecelerime. “Ak güller, siyah güller” dizeleri ile Mono Rosa şiiri dolanıyor dilime, son resmin elimde. Yine de dargın değilim sana. Üzüntüm, sevda basamaklarını aynı anda çıkamayışımızdandır. Sen inerken, ben çıkıyordum. İşte, ben buna kahroluyorum. Oysa, aşkın zirvesine çıkıp, güneşten bir demet vermeyi ne çok istemiştim.

Senden geriye Güneşe kar yağdıran bakışların kalsa da, güz yağmurlarını anımsatan göz yaşların; aşk tufanında savrulduğunu, sevda yağmurunda ıslandığını anlatır gibiydi. Ürkek bir Ceylan yavrusu edası ile koşarak uzaklaşmanın yüreğimde açtığı derin yarayı kapatacak merhem yok, bunu bilesin! Sen de herkes gibisin, kolay olanı seçtin. Önce benden, sonra senden, sonra da aşkımızdan geçtin. Ayaz gecelerde beni yalnızlığa terk ettin.

Sensiz; yersiz-yurtsuz, derbeder, divaneyim. Gül kurusu akşamlarda avareyim. İçimdeki korkularla başbaşayım. Sevdaya giden sokaklar arar oldum. Sanki, her sokak, sonu  okyanus ile birleşen bir nehir olmuş, ben de akıntıya kürek çeken kayıkçı, menzile ulaşamayan. Kör kurşun gibiyim, adresimi bilmeden yürüyorum şehrin caddelerinde. Kırık kristal bir kalp elde, aradım, sordum seni her yerde. Derman bulamadım sensiz bu derde.

Hayatıma anlam katan değil, hayatın ta kendisisin sen. Yaşam, ancak sende anlam bulur, mana ifade eder. Ab-ı hayat sensin. Yunus’un Yaradan’a, Mevlana’nın Şems’e, Mecnun’un Leyla’ya duyduğu aşkla seviyorum seni. Kerem’in Aslı’yı, Ferhat’ın Şirin’i sevdiği gibi seviyorum. Bu can, bu bedenden çıkana kadar da seveceğim.

Gözlerine olan hasretliğim bitsin gayrı. Saçlarıma ak düşmeden, şakaklarım çökmeden gel. İbibikler öter ötmez, süte kaymak çalar çalmaz gel. Bir gül kurusu akşam gel. Bıraktığın yerde bekleyeceğim seni. Topladığım güneş demeti ellerimde , ıhlamurlar altında bekleyeceğim.