Hiç “Hayat bu işte, yaşamak bu,” dediğiniz zamanlar oldu mu? Mutlaka vardır. Benimde “Allah’ım yaşamak bu, cennet dedikleri bu,” dediğim gündür 14 Mart 2006.

Evet,14 Mart sabaha karşı duygularım karıştı birbirine. Gülüyorum, ağlıyorum, konuşuyorum, senelerdir konuşmuyormuş gibi. Daha doğrusu saçmalıyorum.

Allah’ım hiç böyle güzel saçmalamamıştım hayatımda…

Saçmalamam bile güzel,  sabaha karşı ilk ışıklarda, gecenin bir vakti, o kadar saçmalamamıştım. (Narkozun etkisiymiş, sonradan öğrendim.)

Hani arkadaşlarınızla birinizin evinde toplanıp aşklarınızdan, hoşlandığınız erkeklerden, o gün okulda ya da işte olanlardan, eskilerden, gelecekten konuşursunuz sabahın ilk ışıklarına kadar. Birbirinizin ağzından lafları kaparsınız, sanki sıra size gelmeyecekmiş gibi heyecanla…

İşte ben de öyleydim o gece.

Hayatımın en büyük aşkına kavuşmuştum çünkü.

Nasıl da güzeldi, nasıl da masum. Sanki kanatlarını bir yerlerde ödünç bırakmış bir melek. Hani hayatımız boyunca bize görünecek, Yardımcı olacak, hayatımızı değiştirecek bir melek bekleriz ya işte Tanrı bana meleğimi göndermişti.”Çok gülme, çok gülen çok ağlarmış” sözüne ve durmadan gülen birilerini görünce bunu hatırlatan insanlara inat en büyük gülüşlerimi attım çevreye…

İşte yeniden doğmuştum, evren bana en büyük iyiliği yapmıştı. Tekrar yaşam gücü, amacı ve mutluluğu vermişti bana. İnsan hayalleri kadar yaşar bence. Evet, ben hayal etmiştim ve hayalimi yaşıyordum sonunda. Hatta evrene o kadar minnettardım ki hayallerimin ötesinde bir mutluluktu bu… Hani bazen umutsuzluğa düşünce insan, yâda çok zor durumlarında yaşamakla yaşamamak arası gidip gelir ya, hiç bir şeyi umursamaz, ben artık hayattaki her şeyi umursuyorum ve kesinlikle yaşamak istiyorum, inatla, sonun çok uzaklarda olduğunu dileyerek. Çünkü artık bir kızım var. Nazlı çiçeğim benim, gönül yoldaşım, sevda kelebeğim, ruhum, sevgim, biricik bebeğim, canım, huzurum, hayattaki en büyük ve tek aşkım. Bana inatla yaşamayı öğreten sevdiğim, güzel kuzum CEYDA NİL’ im var artık. Öyle güzel bir bebek ki öyle masum, öyle huzurlu, sevgi dolu, ışık saçıyor etrafa…

Acı çekilirken bile mutlu olunan başka bir şey yok galiba dünyada, Anne olmaktan başka.
Çünkü o acının içinde bile, ağlarken bile, haykırırken bile, mutlusunuz, huzurlusunuz, sevinç dolusunuz. Hani “hayatta her şeyin bir bedeli vardır”. Acı çekerek doğumda belki bunun bedeli. Ama hayatta bedelini ödediğim en büyük mutluluk…

Biliyorum ki bazen hayat uzun ve yorucu, engellerle dolu. Kızımda hayatta bir sürü şeyle karşılaşacak. Ama dilerim tanrıdan, O güzel gözleri hep mutluluk görsün, bütün güzellikler onu bulsun, hep gülsün yavrum, hanesi, aşı, ekmeği, ocağı, bereket dolsun, sağlık, huzur, mutluluk, başarı, hep onun olsun… Tüm Kâinat sevgisini ona versin. Gittiği her yerde hürmet, saygı, sevgi görsün ve hep şunu bilesin ki sevgi kelebeğim, hayatta ne olursa olsun ben her zaman, koşulsuz ve şartsız yanındayım. Anneyim ve artık bende canım ANNEM’ i daha iyi anlıyorum.