Yaşamın Sunduklarını Artık Kabullen!

Bu bir kilit aslında. Bu çok önemli bir paradoks. Bana aynı şeyleri tekrarlatıyorsun bazen. Sana kabullenmekten bahsederken anlatmak istediğimi bilinç edindin, ama bunu hala yaşamında uygulayamadığını görüyorum. Sana yaşamındaki çukurlardan bahsetmiştim. Bana o çukarların nasıl yok olacağını soruyorsun. “O çukurlar hep var olacak” demiştim, burayı başa dönerek tekrar oku!

Sonra gel ve karşıma geç!

Şimdi ellerini uzat bana! İyice yaklaştır ellerini. Tırnaklarına odaklan şimdi de. Onlara uzun uzun bak. Sana ne anımsatıyorlar? Bir şeylerin farkına varman gerekiyor, bunu biliyorsun artık. Farkına varmadan devam edemezsin yoluna. Devam edersen ayağın takılacak ve yeniden düşeceksin o çukurlara. İyi okumalısın! Tekrar düşeceksin. Buna çok dikkat kesil!

Tırnaklarına bakmaya devam et!

Onları budadıkça tekrar uzuyorlar. Görüyor musun? Bu sana tuhaf gelmiyor değil mi? Çünkü bu çok basit bir oluşum. Sen buna alışkınsın. Sen onları budadıkça onlar tekrar uzayacaklar. Çukurlar da öyle. Onlar hep bir şekilde var olacak, ama sen kabullendiğinde o çukurların kenarından geçerek  sevgiyle el sallayacaksın. Bildiğin her şey sana kolay geliyor. Yaşam sanattır ve sen bu sanatı bildiğinde yaşamındaki gerçek sanatçı olacaksın. O zaman usta olacaksın. O zaman yaşamını yönetebileceksin. Ama önce yaşam sanatını anlamalısın.

Bu çok zor bir şey değil. Sadece sen düşüncelerin ile yaşamını zora sokuyorsun. Artık bu konular üzerinde durmak istemiyorum! Artık bunları aştığını bana belli et. Ben sana yaşam sanatının tüm inceliklerini anlatmak istiyorum; fakat sen yaşamı kabullenmeden bir adım öteye gidemiyoruz. Bu zehirli kökü söküp atmamız gerekiyor öncelikle…

Kabullenmek!.. Evet onu kabullendiğini gördüğümde ve hissettiğimde yaşam sanatını birlikte çözeceğiz.

Şimdi git ve tekrar düşün. Kendini odana kapat! Döndüğünde ise bana güzel haberi ver! Evrene, yaşamı kabullendiğine dair sinyaller yolla. Ben o sinyalleri bıraktığın yerden alırım!

Hadi şimdi git!