Bir kaleci maç içerisinde birkaç pozisyonda tesadüf eseri de olsa gol kurtardığı andan itibaren kendini dünyanın en iyi kalecisi zanneder. Başarısız bir kaleci olduğunu bilse bile. En azından maç sonuna kadar. Bu konyak içerek ısınmak gibi bir şeydir.

Buna benzer o kadar çok örnek yaşıyoruz ki her an. Bazen kendimiz baş aktör oluyoruz, bazen iş arkadaşlarımız ve bazen de bizi yönetenler. Birinden bahsederken; “Son günlerde no oldu anlamadım ama aşırı bir kendine güven geldi,” dediğimiz çoktur.

Aşırı bir kendine güven…

Kendine güvenmenin ne kadar önemli olduğunu biliriz. Başarmanın yolu kendine güvenden geçer deriz. Başarılı insanlar kendine güvenen, yapabileceğinden emin olan insanların arasından çıkmıştır hep. Başaramama korkusu ve tereddüt direk başarısızlığı getirir.

Burada çok önemli bir detayı kaçırmamak gerekiyor lakin. Alt yapısız, donanımsız bir halde taşınan kendine güven, nihayetinde kendine yada çevresindekilere zarar veriyor. İstemeyerek de olsa. Zarar verdiğini fark etmeden hem de. Bu tür barındırılan güven nedense başkalarına güvensizlik, sisteme güvensizlik, kaybetme korkusu ve başkalarına saygı eksikliğini de beraberinde getiriyor. Kendi donanımsızlığını gizleyebilmek için saygısız bir çok bilen davranışı çıkıyor ortaya. Damıtılmamış, hazmedilmemiş, güvenilmez ve aşırı tortulu. Sonrasında darmadağın.

Sakın buradan öyle kendimize güvenmeyelim falan gibi bir sonuç çıkmasın. Çünkü, nice donanımlı ve alt yapısı kuvvetli insanların kendilerine olan güvensizlikleri sebebi ile geri planda kaldığı ve silindiği gerçeği de çok acıdır. Çok acıdır ki bu insanlar kendilerine onca yatırım yapmış, bedel ödemiş, özveride bulunmuş insanlardır.

Olması gereken, yaşama keyif ve istek katan süreç çok basit.

Öncelikle yaşam amacımızı, yaşamda var olma amacımızı bulmamız ve bilmemizle başlayacağız. Bu amaç herkese göre değişecek bir amaç tabii. Bunu seçmek hangi yaşta olduğumuzu göz ardı etmemiz gerekiyor. Hiçbir şey için geç değildir çünkü. Ardından bu hayat amacımıza ulaşmak için doğru adımları planlamamız gerekiyor. Bu adımlar donanım, olgunlaşma ve farkındalık içermek durumunda. Ve bir süreç ifade etmek durumunda. Sabırlı ama keyifli bir süreç. Uzun süren deniz yolculuğu esnasında ufukta görünen limana an be an yaklaşıyor olmanın keyfi.

Bu sırada hayat amacınıza hizmet etmesi için belirlenmiş kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimiz olmalı. Bu hedeflere ulaştıkça doğru yolda oluşumuzu kutlamayı ihmal etmeden.

İşte kendine güvenen, güveniyle başarılara imza atan, başkalarının başarısına katkıda bulunan ve bütüne fayda sağlayan insan budur.

Biliyor musunuz?

Mesleğinin ve konumunun ne olduğu, yaşamını hangi statüde sürdürdüğünün zerre kadar önemi yok. Gerçekten.