Bazı insanlara kesinlikle, hiçbir şekilde tahammül edemiyorum. Öyle sinir bozucu alışkanlıkları ve kişilik özellikleri var ki, bunlar beni çileden çıkarıyor. Ne zaman böyle birini görsem ya da konuşmak zorunda kalsam nereye kaçacağımı bilemiyorum.

Elbette hiç kimsenin hoşlanmayacağı bazı kişilik özellikleri vardır. Ancak bizi çileden çıkaranlar tuhaf ama genellikle küçük, önemsiz şeylerdir.

Genellikle başkalarında tahammül edemediğiniz kişilik özellikleri aslında kendinizde olan ve sevmediğiniz özelliklerdir. Eğer disiplinsizseniz, tembel olduğunu düşündüğünüz kişileri acımasızca eleştirirsiniz. Kendinizde olan ve hoşlanmadığınız özellikleri başkasında görmek size kendi zayıflıklarınızı hatırlatır. Hoşunuza gitmeyen diğer insan değil kendi yansımanızdır. Bu yüzden en bencil insanlar başka birinin bencil olduğunu ilk söyleyenlerdir.

Başka birini, hoşunuza gitmeyen belirli bir kişilik özelliğiyle ilişkilendirmeksizin de küçümsüyor olabilirsiniz. Bir başkasında gördüğünüz herhangi bir zayıflık size kendi hatalarınızı hatırlatabilir. Aslında, birini sevmemenizin nedeni kendinizde olup da kabullenmediğiniz kişilik özelliklerini onda görmek olabilir. Kendi yetersizliklerinizi kabullenmediğiniz için başkalarının zayıflıklarından da nefret edersiniz.

Bazen de başkasında dayanamadığınız kişilik özelliği aslında o kişiye ait değildir. Onu oraya siz koymuşsunuzdur. Kendinizde görmek istemediğiniz kişilik özelliğini başkasına yansıtıyorsunuzdur.

Hoşlanmadığınız kişideki kişilik özelliği geçmişte sevmediğiniz birinin kişilik özelliği olabilir. Aynı kişilik özelliğine sahip olduğu için şimdi karşınızdaki insandan da hoşlanmıyorsunuzdur.

Tepkilerinizi kontrol edin ve bunu bir öğrenme fırsatı olarak kabul edin. Unutmayın ki sizi sinirlendiren kişi sizi fethetmiştir, sizi ele geçirmiştir. Neden başkasına bu gücü veresiniz? Enerjinizi o insandan nefret etmekle harcayacağınıza, bunu kendinizi incelemek için bir fırsat olarak kabul edin.

Diyelim ki karşınızdaki kişi size çok kibirli olduğunuzu söyledi. Siz de hemen kendi kendinize “Söylediği kadar kibirli olamam” dediniz. Ama söylediği sözün sizi bu kadar rahatsız etmesinin bir nedeni olmalı. Şu olasılığı da göz önünde bulundurun: Belki de arada sırada gerçekten de kibirli tavırlar sergilemişsinizdir ve şimdi de gerektiğinde kullanmak üzere bir panzehir hazırlıyorsunuzdur; hatta “kibirmetreniz” sizi durdurduktan sonra yaptığınız, zamanlaması iyi, esprili bir yorum bile olabilir bu panzehir: “Ayrıca tevazu benim bir numaralı erdemimdir!” gibi. Belki de geçmişte çok kibirli biriyle karşılaşmış, onun kibirliliğinden nefret etmiş ve asla onun gibi davranmamak için yemin etmişsinizdir ama davranışınız tam aksi yönde gelişmiştir.

Yine de bu çirkin özellik sizde değil başkasında olduğu için mutlu olmalısınız.

Kendi hatalarınızı ve başkalarının hatalarını kabul edin. Kimse mükemmel değildir. İnanın ya da inanmayın, herkes elinden gelenin en iyisini yapar. İnsanların karakterlerindeki kusurları affedin. Gerekirse, zıtlık prensibini kullanın; ne de olsa bu kadar nefret ettiğiniz kişi Adolf Hitler değil.

Bu arada, kendinizi de affetmeyi öğrenin. Eğer kendinizi acımasızca eleştirirseniz, başkalarını da acımasızca eleştirirsiniz. Dolayısıyla, insanları affetmeye ve hatalarıyla kabullenmeye kendinizden başlamalısınız.

Sizi bu kadar çok sinirlendiren insanda iyi bir şeyler bulun. Kim olursa olsun herkesin sevilecek ya da saygı duyulacak bir özelliği mutlaka vardır. Karşınızdaki insan ne kadar sinir bozucu biriyse, esnekliğinizi ölçmenizde size o kadar faydalı olur. Diyelim ki karşınızda, Nuh deyip peygamber demeyen türden çok inatçı biri var; savaştan sonra ayakta kalmayı başaracak tek adam! O halde, söz konusu kişinin dünyanın en açık fikirli insanı olmadığını da biliyorsunuzdur. Ama eğer sır tutacak, ağzı sıkı birini arıyorsanız bu adam biçilmiş kaftandır. Savaş çıktığını, bu adamın üst düzey bir subay olduğunu, düşmana esir düştüğünü ve ulusun kaderinin onun konuşup konuşmamasına bağlı olduğunu düşünün. Düşmanın yapacağı bütün işkencelere rağmen konuşmazdı. Nereye varmaya çalıştığımı anlıyorsunuz, değil mi?

Başka insanlara hayranlıkla ya da saygıyla bakın ve aynı kişilik özelliğine sahip olmak için neler yapabileceğinizi düşünün. Belki bu kadar aşırı uçlarda olmanıza gerek yoktur ama en azından söz konusu kişilik özelliğini benimseyebilir ve daha dengeli bir şekilde geliştirebilirsiniz.

Anında Analiz, David Lieberman