David Lieberman
Anında Analiz

 

Depoya sadece birkaç gün yetecek kadar benzin doldurtuyorum. Bir iki gün içinde yeniden benzin almak zorunda kalacağımı biliyorum ama asla tam depo benzin doldurtmuyorum. Yolda benzinimin azaldığını görüyorum ama benzin istasyonuna girmek için egzoz borusundan pis kokular gelene kadar bekliyorum.

Hiçbir zaman tam depo benzin almıyorsanız ve bunun ekonomiyle bir ilgisi yoksa, gelecek hakkında mantık dışı kaygılarınız vardır. Bu davranış, hiç akılcı olmayan bir gelecek korkusunu sembolize eder. Bu davranışın altında yatan asıl düşünce şöyle bir şeydir: Ya arabam çalınırsa? Ya arabayı çarparsam? Ya yarın satmak zorunda kalırsam? Elbette bunların hepsi olabilir. Ancak bunların uzak olasılıklar olması gereğinden fazla endişeli olduğunuzu gösterir. Endişeleriniz o kadar yoğundur ki, olması muhtemel olaylar ile uzak ihtimal olan olayları birbirinden ayırt edemezsiniz.

Hayatınızı yeterince kontrol edemediğinizi ve her an her şeyin olabileceğini düşünüyorsunuz. Hayatta ne olacağını önceden tahmin edemeyeceğiniz için bu düşünce sizde büyük bir endişe yaratır.

Benzin almak için ibrenin sona dayanmasını beklemenin iki nedeni vardır. Genellikle hayata birazcık heyecan katmak istenen durumlarda yapılır bu davranış; benzin koymadan ne kadar gidebileceğinizi görmek istersiniz. Ama, her beş saniyede bir ibreyi kontrol ediyor, benzin bitmek üzere diye endişeleniyor ve buna rağmen yine de benzin istasyonlarını geçip gidiyorsanız o zaman farklı bir neden söz konusudur. Bu durumda gittiğiniz yere varmadan benzin almayı, teslim olmak olarak algılıyorsunuzdur.

Benzin ibresindeki orta noktayı benzin bitti işareti olarak kabul edin. İbre orta noktaya gelir gelmez benzinciye girip benzin alın. Depoyu sonuna kadar doldurun. Evet, yanlış duymadınız; sonuna kadar! Bu alıştırmayı yapmak, hayatınızı daha düzenli ve istikrarlı bir hale getirecek. Böylece her gün benzin istasyonuna ne zaman gireceğiniz takıntısından kurtulacaksınız çünkü karar baştan verilmiş olacak: İbre orta noktaya geldiği an benzin al! Üstelik haftada birkaç defa benzinciye girmek zahmetinden de kurtulur ve zamandan kazanırsınız. Dahası, bir yere yetişmek için acele ettiğinizde benzininizin kalmadığını görüp öfkelenmezsiniz.

Yeni alışkanlığınızın yerleşmesi için ilave bir taktik ise torpido gözünde para bulundurmaktır. Böylece, benzin istasyonuna girdiğinizde para veya kredi kartı aramak zorunda kalmazsınız.

Kesinlik algınızı güçlendirin. Hayatınızı değiştirecek muhtemel felaketleri düşünerek mantık dışı endişelere kapılmayın. Sizi çevreleyen koşulları çabucak bir gerçeklik testinden geçirerek kontrolü tekrar kazanın. Gereksinim duyduğunuz bütün kaynakları kullanın; istatistikler, olasılık hesaplama ders kitapları, çeşitli almanaklar alarak başınıza gelebileceğini düşündüğünüz felaketlerin gerçekleşme olasılığının ne kadar düşük olduğunun farkına varın. Göreceksiniz ki, o araba yarın da sizinle olacak.

Elbette mesele arabayı çaldırmamaksa, tedbirli herhangi bir insanın alacağı önlemleri siz de alabilirsiniz; arabanıza bir alarm yerleştirebilir veya baston kilit taktırabilirsiniz. Şayet kaygılarınızı yatıştırmaya bu da yeterli gelmediyse, o zaman, için için araba sahibi olmayı hak etmediğinizi düşünüyor olmanız ihtimalini değerlendirin. Bu durumda özsaygı konusunda çalışmalısınız. Kendinize olan güveniniz arttığında, elinizdekilere sahip çıkabilecek ve benzin almadan boş depo ile ne kadar gidebileceğinizi görmek gibi yapay heyecanlar aramayacaksınız.