David Lieberman
Anında Analiz

 

Bir işi yapmak için çok hevesleniyorum ama tek bir kişi bile bunun iyi bir fikir olmadığına dair olumsuz bir şey söylese hemen cesaretim kırılıyor. Heyecanla bir projeye başlıyorum ama sonra sonuçlar umduğum gibi olmayınca giderek hevesim kaçıyor. Diğer insanlar kadar azimli değilim. Pek çok projeye başlıyor fakat çok azını bitirebiliyorum.

Eksik kalmış bir benlik algısı size, egonuzu korumanın benlik imajınızı olumlu yönde geliştirmekten daha önemli olduğunu dayatıyor. Egonuza zarar gelebileceği korkusuyla, başarısından emin olamadığınız hiçbir şey için riske giremiyorsunuz. Neler kazanabileceğinizden daha çok, başarısız olmanız halinde neler kaybedebileceğinizle ilgileniyorsunuz. Sonucundan emin olmadığınız hiçbir işe girişmiyorsunuz. Bir işin riski küçük ise o işe başlıyor fakat risk artarsa kaçmak için bir yol arıyorsunuz. Kendinizi daha iyi bir proje için ikna ederek üzerinde çalışmakta olduğunuz projeleri yarım bırakıyorsunuz. Bir projeden başkasına atladıkça bu kısırdöngü devam ediyor. Enerjiniz asla uzun sürmüyor. Davranışlarınızın doğruluğundan şüphe edince hedefinizden uzaklaşıyor, şüphe ve endişeler içinde boğuluyorsunuz.

Dikkatinizi sonuca veremediğiniz için cesaretiniz kolayca kırılıyor. Zorluklar karşısında kolayca vazgeçiyorsunuz. Zorlukları, üstesinden gelinmesi gereken engeller olarak değil kaçınılması gereken tehlikeler olarak görüyorsunuz. Sadece sonucundan emin olduğunuz işlere girişiyorsunuz. Daha odunu koymadan sobanın yanmasını istiyorsunuz.

Hayatta hiçbir şeyin garantisi yoktur ama siz bunu kabul etmek istemiyorsunuz. Her an her şey olabilir ve bunu bilmek sizi rahatsız ediyor. Ancak gerçekleri kabullenmemek onları değiştirmez.

Eğer geçmişte hayal kırıklığına uğradıysanız, sorumluluklarınızı yerine getirmemek için bunu mazeret olarak kullanırsınız. Bir iş için çok enerji harcamazsanız, sonucu hakkında endişelenmezsiniz.

İşin içine kendinizi katmadan iyilik yapın. Kırılgan egonuzu koruma ihtiyacından kurtulmanın en etkili yollarından biri, işin içine egonuzu katmadan iyilik yapabileceğiniz durumlar yaratmaktır. Başkaları için zamanınızı, enerjinizi, yeteneklerinizi, paranızı ve sahip olduğunuz diğer kaynakları karşılık beklemeden harcadığınızda bunun hiç umulmadık yararları olduğunu görürsünüz. Karşılıksız vermek kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlar. Sizi ne kadar mutlu ettiğini bunu yapmadan anlayamazsınız.

Gönüllü girişimler, size, takım halinde çalışmak, işbirliği yapmak, bir topluluğa ait olmaktan gurur duymak, bir krizi önlemek ya da birinin mutlu olmasını sağlamak gibi fırsatlar sunar. Parktaki çöpleri toplamak gibi küçük bir işten, azgın bir fırtına sırasında yükselen sel sularına karşı kum torbalarından bariyer oluşturmak gibi kahramanca işlere kadar çeşitli durumlar için gönüllü olabilirsiniz. Karşılık beklemeden vermenin ve başkalarının mutlu olması için bir şeyler yapmanın nasıl olduğunu öğrenin.

Sizi amacınıza ulaştıracak yol boyunca elde ettiğiniz küçük kazanımların tadını çıkarırken amacınıza da odaklanmış halde kalın. Hayal kırıklığının sizi engellemesine bir daha izin vermeyin. Tespit edilmeye değer bütün dönüm noktalarını belirleyin ve hedefe giden yolda direnciniz kırılmadığı için kendinizi ödüllendirin. Bu dönüm noktalarını, nihai hedefe varırken dilediğinizce ara kutlamalar yapacağınız küçük festivaller olarak görün. Bu özellikle, bir işi yarım bırakıp diğerine geçmek gibi bir alışkanlığınız varsa çok yararlı bir uygulamadır. Her dönüm noktasını, bir sonraki aşamaya geçmeden önce size yenilenme duygusu verecek küçük bir proje olarak değerlendirin.

Karşınıza çıkan engelleri niyetinizi zayıflatmakta değil pekiştirmekte kullanın. Karşılaştığınız engelleri, ardında daima elde etmek istediğiniz bir şey bulunan kapılar olarak değerlendirin; bütün yapmanız gereken doğru anahtarı bulmaktır. Karşınıza birtakım engeller çıktığı için memnun olun. Engeller olmasa nasıl olgunlaşabiliriz?

Karşınıza çıkan engelin döner kapıdan başka bir şey olmadığını düşüneceğiniz günler geldiğinde zorluklar karşısında asla vazgeçmeyen kişilerden ilham alın. İnsanların çağlar boyunca baş etmek zorunda kaldıkları güçlüklerin bilincine varmak kendi zorluklarınızı daha geniş bir açıdan görmenizi ve aşabilmenizi sağlar. Bu da yetmediyse, hiç değilse Shakespeare’in şu sözleri cesaret versin size:

“Şüphelerimizdir bize ihanet eden ve sonunda kazançlı çıkacağımız işlere başlamaktan bizi alıkoyan.”