David Lieberman
Anında Analiz

Elimden geleni yaptığımı bilmeme rağmen işler yolunda gitmediğinde kendimi acımasızca suçluyorum. Söz konusu olan performansım, görünüşüm ve davranışlarım olduğunda en acımasız eleştirmenim yine benim. Yaptığım ve yapmadığım her şey için kendimi eleştiriyorum. Eğer yüz işten doksan dokuzunu başarıyla tamamlayıp birini başaramazsam bundan başka bir şey düşünemiyorum.


Hem sizin kendinize dayattığınız hem de başkalarının size dayattığı gerçekçi olmayan idealler ile beklentiler tarafından yönetiliyor olabilirsiniz. Hiçbir zaman ulaşamayacağınız çok yüksek idealleri hedefliyor ve bunlara ulaşamadığınızda kendinizi acımasızca suçluyor olabilirsiniz. Yaptıklarınızla yapmış olmanız gerektiğini düşündükleriniz arasında bir uçurum olabilir. Bu, sürekli içine düştüğünüz bir uçurumdur. Burada yaşıyorsunuz. Kendinizi eleştirmekle o kadar meşgulsünüz ki, başarılarınızı göremiyorsunuz. Hayatınız, beklentileriniz ve sonuçları arasındaki sürekli bir mücadeleden ibaret. Öyle bir mücadele ki, hiçbir zaman kazanamıyorsunuz.

Yüksek beklentiler sizi başarıya götürecek birer araç gibi görünüyor olabilir ama muhtemelen siz hayatınızda somut bir şeyler yapmıyorsunuz. Bir süre sonra da hiçbir zaman elde edemeyeceğiniz şeyler için çaba göstermenin anlamsız olduğunu düşünüyorsunuz. Dikkatinizi hedefinize yeterince uzun bir süre veremediğiniz için başarılı olamıyorsunuz. Bunu yapmaktansa, nelerin düşündüğünüz gibi olmadığı ve işlerin neden yolunda gitmediği konusunda kafa patlatarak kendinizi tüketiyorsunuz. Genellikle detaylar ve kusursuzluk peşinde koşup kendinizi yıpratıyorsunuz.

Kendini eleştirmenin altında sıklıkla güvensizlik ve harekete geçmemeyi haklı çıkarma çabası vardır. “Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” şeklindeki bir ifade başarısızlığı en baştan kabullenerek çaba sarf etmemeyi haklı gösterir. Çok büyük bir burna sahip olduğunuzu düşünerek kimsenin sizi çekici bulmayacağı sonucuna varabilir ve birileriyle tanışmak için çaba harcamazsınız.

Kendini acımasızca eleştirmek aynı zamanda bir savunma mekanizmasıdır. Başkalarının sizi acımasızca eleştirdiğini düşünüyorsanız, kendinizi herkesin duyacağı ve göreceği şekilde eleştirmeye başlarsınız. Sonunda insanlar size, “Kendine karşı bu kadar katı olma!” deyip sizi eleştirmeyi bırakırlar.

er mücadele önce kalpte ve beyinde kazanılır. Mücadeleyi kaybedeceğiniz yer de kazanacağınız yer de orasıdır. Olayların nasıl sonuçlanacağına aslında siz karar verirsiniz. Kendinizi sevmelisiniz. Hayat zaten yeterince zor. Bir de kendinizi suçlayarak daha zor hale getirmeyin.

Gerçekçi olmayan beklentilerinizden kurtulun. Çocukluğunuzu hatırlayın ve “yeterince iyi değilsin” mesajını almış olabileceğiniz olayları düşünün. Belki de, sınavdan 95 alıp annenizle babanıza sevinç içinde söylediğinizde, size, “Neden 100 almadın?” demişlerdir. Futbola hiç ilgi duymadığınız halde sizin de ağabeyiniz gibi okul takımına seçilmenizi mi beklediler? Yirmi beş yaşına geldiğinizde çok zengin olacağınıza yemin etmiştiniz ama gerçekleşmedi mi?Bu beklentilerin sizi yıllar içinde nasıl yıprattığını görün. Düşünün: Bu beklentiler size cesaret mi verdi yoksa moralinizi mi bozdu?

Özgürlüğünüzü ilan edin. Eski, modası geçmiş beklentilerinizin artık üzerinizde etkili olmayacağını söyleyerek kendi bağımsızlığınızı ilan edin. Eski inançlarınızı not alarak bunların sizi ne kadar olumsuz etkilediğini fark edin ve hepsinin üzerine büyük bir çarpı işareti koyun. Bugünü birinci gün kabul edin. Kendiniz için yeni hedefler tespit edip bunlara ulaşabilmek için yeni stratejiler geliştirin ve bunu yapabildiğiniz için kendinizi kutlayın. Yeni amaç ve stratejilerinizi belirleyin. Bunları gerçekleştirmek için elinizden geleni yapacağınıza söz verin. Bunu yazın, yazdığınız kâğıdı da çerçeveletip her gün görüp gurur duyabileceğiniz bir yere koyun. Ne kadar ilerlediğinizi görmek için her gün okuyun ve bu yolda attığınız her adım için kendinizi ödüllendirin.

Kendinizi eleştirmeye başlar başlamaz buna bir son vererek kendinizi övün. Kendi kendinize konuşmaya bir son veremiyorsanız, bunu kendinizi üzmek için değil övmek için yapın. “Neden parti için bu kadar iddialı giyindim? Kendimi züppe gibi hissediyorum” demek yerine “İddialı bir şekilde giyindiğim için memnunum. Çok güzel oldum. Kendimi iyi hissediyorum” deyin. Bunu ilk başta tuhaf bulabilirsiniz. O yüzden mümkün olduğu kadar çok pratik yapmalısınız. Aslında, bu alıştırmayı yapmayı adet haline getirdiğinizde kendinizi ne kadar çok eleştirdiğinizi şaşırarak fark edeceksiniz. Kendinize saygınızı geliştirmek için her fırsattan faydalanın.

Gün boyu söylediğiniz, yaptığınız ve iyi sonuçlanan her şeyi yazabilirsiniz. Bunları bir sayfaya yazın. Başka bir sayfaya ise beklediğiniz gibi sonuçlanmayan işleri yazın. Sonra da her iki sayfayı kıyaslayın. Hangi sayfada daha çok şey var?