Kişiye Bağlı İyiliğin Gizli Anatomisi
İnsan ilişkilerinde iyilik, çoğu zaman güvenin sessiz kapısını aralar. Birisi bize özenle davrandığında, bizi koruduğunda veya desteklediğinde içimizde doğal bir yakınlık duygusu oluşur. Ancak her iyilik aynı kaynaktan doğmaz; bazısı samimiyetten, bazısı ise hesaplardan beslenir. İşte “seçici iyilik” tam burada ortaya çıkar.
Seçici iyilik, herkese aynı sıcaklık ve saygıyla yaklaşmak değildir; yalnızca işe yarayanlara, kendisine fayda sağlayanlara veya kolayca kontrol edilebilenlere iyi davranmaktır. Bu kişiler dışarıdan bakıldığında “çok iyi insanlar” gibi görünür. Yaptıkları iyilik, iyi görünme amacına hizmet eder. Ancak bu iyilik kişiye özel, ölçülü ve yönlendirilmiş bir davranıştır—duruma göre kalibre edilmiş, gerçek bir erdemin yansıması olmayan bir tavırdır.
Onları anlamanın anahtarı basittir:
İyilikleri ilkeye değil, avantaja dayanır.
Bu avantaj alanının dışında kalanlar—onlara direnç gösterenler, eleştirenler veya hiçbir fayda sağlamayanlar—çok geçmeden bambaşka bir yüzle karşılaşır. Bugün sizi öven biri, yarın sizi küçümseyebilir. Çünkü seçici iyilik tutarlı bir kişilik özelliği değil; gerektiğinde takılan bir maskedir.
Tam bu noktada sigara benzetmesi aydınlatıcı olur.
Sigara ilk anda iyi gelir. Sakinleştirir, rahatlatır, hatta işe yaradığını bile düşündürür. O anda zararsızmış gibi görünür.
Ama uzun vadede etkileri bellidir:
Yıpratır, zehirler, görünmez yaralar bırakır.
Seçici iyilik de aynı şekilde işler.
Birinin sırf size iyi davranıyor diye “iyi biri” olduğunu sanmak, sigaranın ilk nefesini sağlıklı zannetmeye benzer.
Kısa süreli bir rahatlık sağlar, fakat uzun vadede sizi—ve başkalarını—yaralayabilir; çünkü bu davranış karakterden değil, stratejiden doğmuştur.
Bu tür kişiler genellikle:
• Manipülasyon: İyiliği duygusal kontrol aracı olarak kullanma.
• İtibar yönetimi: İyi görünerek olumlu bir imaj inşa etme.
• Güç ayarlaması: Güçlüden yana olup, zayıfı ezme.
• Fırsatçılık: Fayda bittiği anda iyiliği de bitirme.
Burada en yaygın karışıklık şudur:
İnsanlar “Bana iyi davranıyor” ile “İyi bir insan” kavramlarını eşit sanır.
Oysa gerçekten iyi bir insan, yalnızca kendisine fayda sağlayanlara değil;
• kimse izlemiyorken,
• takdir beklemediğinde,
• kazanacak hiçbir şeyi olmadığında
yine de iyi davranandır.
Gerçek karakter, birinin kendisine hiçbir fayda sağlamayanlara nasıl davrandığında ortaya çıkar.
Bu yüzden çevremizdeki insanları değerlendirirken “bana iyi davranıyor” tek ölçüt olamaz.
Nasıl ki sigaranın ilk hissinin sağlıklı olduğunu düşünmek yanıltıcıysa, bu ölçüt de aynı derecede aldatıcıdır.
Gerçek iyilik seçici değildir.
Seyirciye göre değişmez.
Ve sigaranın sahte rahatlamasının aksine, gerçek iyilik uzun vadede güven ve huzur bırakır.
Seçici iyilik ise bir maskedir:
Bazılarına gülümser, bazılarına diş gösterir.
Maskenin düştüğü anı görebilenler için gerçek çok nettir:
İyilik evrensel olduğunda anlamlıdır; seçici olduğunda tehlikeli hâle gelir.
Dostluk ve Sevgi ile,
Değer Sezai Şahinbey











































