Sevdiğiniz birinin bir yeme bozukluğuyla mücadele ettiğini görmek çok korkutucu olabilir, çoğumuzun doğal içgüdüsü ilgi ve destek sunmak ve onların iyileşmesine yardımcı olmaktır. Ne var ki yeme bozukluğu olan biri, sorunu olduğunu kabul etmezse kızabilir ve size ve yardım etme çabalarınıza sinirlenebilir. Bu durumda şu üç noktayı hatırlamalısınız: sakin olmak, ilgilenmek ve şefkat göstermek; bu da, sevdiğiniz kişinin ne hissettiğini anlamaya çalışmak fakat aynı zamanda bu konuyu konuşmak istediğinizde kaygılarınızı açıkça ve dürüstçe dile getirmek ve sonuçta onun için en iyisini yapmaktır. Şöyle bir şey demek isteyebilirsiniz, “Yeme konusunda bir mücadele içinde olduğunu ve kilo verdiğini fark ettim… Şu anda durumun senin için zor olduğunu görebiliyorum. Konuşabilir miyiz?” Yine konuşma süresince sakin kalmanız önemlidir. Bazen ona katılmazsanız en iyisi bunu kabul etmektir; mesela, şöyle diyebilirsiniz, “Şu anki sağlık durumunla ilgili görüşlerimizin farklı olduğunu görebiliyorum. Lütfen bu kadar çok kilo vermenin beni son derece kaygılandırdığını anlamalısın fakat aynı zamanda benim gibi düşünmediğini anlıyor ve sana saygı duyuyorum, ayrıca bunu büyük bir mesele haline getirdiğimi düşündüğünü de tahmin ediyorum. Bu konuyu şimdilik burada bırakacağım fakat bana söylediklerini düşüneceğim ve senin de benim söylediklerimi düşüneceğini umuyorum. Belki bir orta yol bulabiliriz. Biraz geri çekilip düşündükten sonra bunu tekrar konuşalım. Önemli olan seni sevmem ve sana destek olmaya hazır olmam.”

Duruma aynı şekilde bakmamanız sizi yıldırabilir ama denemeye devam etmelisiniz. Sevdiğiniz kişiye yardım etme konusunda yapabilecekleriniz konusunda küçük ve kademeli hedefler belirleyin. Ve şu üç noktayı yani sakin olmayı, ilgilenmeyi ve şefkat göstermeyi unutmayın.

 

Aile doktorumuzu görmeli miyiz?

Yeme bozukluğu olan pek çok insan yetersiz beslendikleri, kiloları normalin altında olduğu ve sık sık kontrolsüz yiyip kustukları için önemli tıbbi sorunlar geliştirirler. Bir doktorun bütün fiziksel ve psikolojik riskleri değerlendirip genel bir portre çizmesi önemlidir. En azından hastanın tıbben sağlıklı olduğundan emin olmak için onu düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirmesi gerekir.

Yeme bozukluğu olan insanların genellikle bu durumdan utanıp sıkıldıkları veya bir sorun olduğuna gerçekten inanmadıkları ya da herkesin bunu büyük bir mesele haline getirdiğini düşündükleri için yardım istemelerinin zor olduğunu biliyoruz, bu da kaygılarını ve korkularını daha da artırır. Anoreksiya nervozadan mustarip pek çok insan bir sorunları olduğunun farkında değildir ve kilo vermelerinin nedeni hakkında kendilerince teoriler geliştirirler. Gerçekten inandıkları bu düşünceleri kabul etmeleri kolaydır; bir çatışmaya girmemeye ve onları anlamaya çalışın. Kişinin bağımsız bir şekilde değerlendirilmek üzere bir uzmanla görüşmeyi kabul etmesi uzlaşmacı bir çözüm olacaktır. Bununla beraber, bütün doktorların yeme bozukluklarını anlamadığını unutmayın, onun için ruh sağlığı sorunlarıyla ilgilenen birinden randevu almanız önemlidir. Ona, doktordan sizin randevu almanızı ve eğer yeme bozukluğu olan kişi bunun faydalı olacağını düşünüyorsa onunla birlikte gitmeyi önererek destek olabilirsiniz.

 

Yemek zamanlarında nasıl destek olabilirim?

Yeme bozukluğu olan insanları tedavi etmenin ilk hedeflerinden biri günde üç ana ve üç ara öğün halinde düzenli bir yeme alışkanlığı kazanmalarına yardım etmektir. Bunun alıştıklarından ne kadar farklı olduğu göz önüne alınırsa, bu yeni rutini düşünmenin bile onları son derece endişelendirmesi doğaldır. Sizin şimdi sağlayacağınız destek iyileşmeleri açısından çok önemlidir. Tutarlı ve kararlı bir tavrınız olmalıdır fakat şu üç noktayı, sakin, ilgili ve şefkatli olmayı unutmayın.

Emma düzenli yemeye başlayınca her yemek vaktinde ağlamaklı hale geliyor, ebeveynlerini aslında yemeye ihtiyacı olmadığına ikna etmeye çalışıyor ve bu öğünlerin çok fazla olduğuna inanıyordu. Aniden tepki verip ebeveynlerini onu yanlış anlamakla ve kasten şişmanlatmaya çalışmakla suçluyordu, oysa o kendini ince ve normal kiloda görüyordu. Fakat eğer olması gerektiği gibi yeme planı önceden ayarlanmışsa ona sadık kalmak önemlidir. Emma gibi birini ona yiyeceğin ilaç olduğunu ve yemesi gerektiğini (mesela kahvaltısını veya atıştırmalıkları) ve bunun sağlığını geri kazanmasına yönelik bir adım olduğunu söyleyerek teşvik edebilirsiniz. Ona nazikçe hepinizin bu plan üstünde hemfikir olduğunuzu ve ona destek olacağınızı hatırlatın. Ayrıca onlara ne hissettiklerinin –korku veya endişe- farkında olduğunuzu ve bu sürecin zor geçeceğini fakat gerekli olduğunu ve nihayetinde gittikçe kolaylaşacağını söylemeniz de yararlı olacaktır.

Öğün zamanlarının sakin geçmesini sağlamaya çalışın; belki yemek masasına oturup konuşmaktan keyif aldığınız ve tartışmaya yol açmayacak şeylerden bahsederek birlikte yiyebilirsiniz. Onun yedikleri veya yemedikleri hakkında yorum yapmaktan kaçının, bu muhtemelen durumu daha da kötüleştirir. Yemekten sonra kişinin dikkatini yiyeceklerden uzaklaştırmak için başka bir faaliyete başlamak faydalı olabilir; TV izlemeyi, bir masa oyunu oynamayı, kısa bir yürüyüşe çıkmayı ve bir arkadaşınızı veya akrabanızı aramayı deneyin.

Share This