Şaşırdım.. Bütüne katkı nedir  acaba?.. Dün gece Ankara”ya gitmek üzere yataklı vagondan bir bilet alıp trene bindim.. Kiminle beraber kalacağımı bilmediğim için başlangıçta endişeliydim..

Kompartımana girdiğimde bir genç kadın ve bir erkek çocuk vardı…  Çocuk 6 yaşında. Kadın 40 yaşlarında..Bu yaş çocuklarıyla belki yeğenlerimi hatırlattığı için, belki sadece sevdiğim için sohbet etmeyi oynamayı çok severim. Yine aynı hislerle başladık sohbete. Kadınla konuşma fırsatımız bile olmamıştı. Çocuk o kadar güzel sohbet ediyordu ki.. Oyunlar, oyuncaklar, doğudaki şehirler, okul , melekler ,yaşamak , ölmek , rüyaları.. bir sürü şeye girdik çıktık. Pırıl pırıl bir beyin….

Bir süre sonra da kadınla sohbet etmeye başladık.

Kadın 43 yaşında. DPT ve Avrupa Birliğinin yoksullukla mücadele fonlarında proje uygulama uzmanı olarak görev yapıyor. Doğudaki kadınların, çocukların eğitilmesi, çiftçilerin modern tarıma adaptasyonu , kobilere sistem kurulumu gibi projelerde çalışıyor..

Çocuk kendi çocuğu değil. Hastanede  bırakılmış yeni doğmuş bir bebeği evlat edinmiş. Ve bunların hepsini çocuk da biliyor..  Güzel bir şekilde izah edilmiş. Hatta çocuğun bir ikizi varmış ve kadın  başlangıçta ikisini de kabul etmiş ama sonra diğeri yaşamamış. Çocuk “Şimdi o cennette,” diyor kardeşi için..

Daha ilginci, kadın ve çocuğun yaşadıkları bir evleri yok… Ya da her yer evleri.. bu ay Urfa , sonraki ay Maraş’ta .. Hakkari”de, Şemdinli”de…

Projeden ne çıkarsa.. ve 6 aylıktan itibaren çocuk da onula beraber… Düşünebiliyor musunuz?.. Bir elinde valizi, diğer elinde çocuk.. O köy senin bu köy benim…

Nasıl bir şey acaba? Koltuğun yok, yatağın yok, masan yok, kitaplığın yok, mobilyaların yok… Sadece bir valizin ve bir küçük adam var yanında.

Düşündüm de… Kadın bence bütüne katkıda bulunmuyor.. O bütüne katılmış herşeyiyle.. Bütün olmuş.

Çok şaşırdım, sizlerle de paylaşmak istedim. O çocuğu ve annesini şimdiden çok özledim.

Ankara” daki görüşmem bitti.Şimdi bedenim İstanbul otobüsünde, kalbim akşamki tren kompartımanında..
 
Bir tren insanı nerelere götürebiliyormuş. Galiba gerçekten hiç bir şey tesadüf değil..

Şimdi düşünüyorum da acaba rüya mıydı..

Özellerine saygı dolayısıyla isimlerini yazmadım..