Kızım yedi yaşında.

Kendine güvenen ve kendini beğenen duruşu ile hayranım kızıma.

Çoğunlukla kızımı büyük bir heyecanla seyrederken buluyorum kendimi. Farkındalık düzeyimin yükseldiği her geçen gün kızıma olan hayranlığım artıyor. Ne istediğini bilen ve istediklerini elini uzatıp alabileceğini düşünebilen o muhteşem yapısı karşısında donup kalmamak için, ona tam tersi ihtimalleri hissettirmemek için çaba harcadığımı görüyorum. En azından bunu benden duymaması için.

İçerisinde bulunduğu evrene şeffaf ve net bakışını, sevgiyi deneyimleme tarzını ve yaşamı her anı ile özümseyerek tüketme halini örnek alsam, bende becerebilir miyim acaba? Ben de bu saatten sonra bu saflık düzeyini yakalayabilir miyim?

Kızımın yaşlarında beni hatırlamaya çalışıyorum. Daha önce yaptıysam yine yapabilirim diye. Üzerinden zaman geçse de bazı yetenekler hatırlanabilir bence. Ve neden evrene onun kadar direk bakamadığımın izini sürmeyi seçiyorum.

Kendi yaşamımda kızımın yaşlarına doğru hızla yol aldığımda öncelikle çok daha farklı bir hayal gücüne rastlıyorum. Limitsiz ve olasılıksız bir hayal gücü. Nasıl olur, nasıl olmaz sorularının içerisinde barınmadığı bir yaratıcılık. İstediğim her şeyi yapabileceğime ve ulaşabileceğime olan şaşırtıcı inanç heyecan verici. Hayatımdan ne kadar memnun olduğumu ve bunu etrafımdaki insanların bozamadığını hatırlıyorum. Henüz çevreye karşı kayıtsızlık hali içerisindeyim sanırım. Yada yaşamı yeğler haldeyim bekli de.

Bunlar harika tabiki ama bu güne nasıl geldiğimi açıklamıyor. Azıcık uzaklaşmam gerekecek o dönemden sanırım. Mesela okul dönemine şöyle bir giriş yaparak mesela.

Evet işte başlıyoruz bu aşamadan sonra bozulmaya. Sözde beni ve geleceğimi korumak üzere bir takım kural ve prensipler geliyor hayatıma. Ve bu kurallar beynime bilim kurgu filimlerindeki gibi bir chip yardımı ile yerleştiriliyor. Bir anda evrenin görüntüsünün netliğini kaybetmeye başlıyorum. Kat kat perdeler iniyor evrenle arama. Ben neler olduğunu anlamadan bir takım inançlar empoze ediliyor bana ve şöyle bir uzaktan kendime baktığımda Formula-1 de bakım ve lastik değişim noktasına girmiş gibi görüyorum kendimi. Herkes bende bir yerleri etkileme ve değiştirme telaşı içerisinde. Bu çalışmalar birkaç yıl sürüyor. Geleceğin inşası çalışmaları bunlar. Kabus gibi geliyor buradan bakınca o dönemlere aslında. İçim sıkılıyor ve zamanı biraz daha ilerleterek kurtulmak istiyorum bu kabustan.

İşte son derece huzurlu ve her şeyin durulduğu bir dönem. Sanırım ilkokul bitmiş artık. Üzerimdeki çalışmalar da hafiflemiş. Rayına oturtulmuş durumdayım. Geleceğe güvenle bakabilmek için ne yapmam gerektiğini biliyorum. Ama korkunç bir korku var. Tedirginlik üst düzeyde. Hiçbir şeyden emin değilim. Kafam karmakarışık. Ne istediğimi değil de ne istemem gerektiğini biliyorum sanki. Nasıl olacağını bilmiyorum ama nasıl olamayacağı ile ilgili son derece donanımlıyım. Herkes benden memnun. Ben kendimden memnun muyum bilemiyorum o sıralar. O zamandaki kendime şöyle uzaktan bir bakayım dediğimde görüntümü kaybediyorum. Evrenle aramda kalın perdeler olduğunu fark ediyorum. Evrenin görüntüsünü kaybetmiş olduğumu, baktığım belli belirsiz görüntülerin bana öğretilenler ışığında neler olduğunu tahmin ettiğimi ve tüm hayatımı bu kesinleşmiş tahminlere göre dizayn ettiğimi söyleyebilirim artık. Tehlike yok yani.

Daha fazla aramaya gerek kalmadı bence. İzini sürdüğüm gerçek ortada.

Bugüne geldiğimde evrenle arama indirilmiş kalın perdeleri birer birer kaldırmaya çalıştığımı biliyorum. Her kaldırdığım perdenin ardından biraz olsun netleşmeye başlayan evren ile ilgili başka başka düşüncelere kapılmaktan korkmadan farkındalık düzeyimi artırdığımı görüyorum. Son perdeyi de kaldırmak için sabırsızım aslında. Ama bu serüvene hak ettiği zamanı ve keyfi vermenin öneminin de farkındayım.

Daha önce sahip olduğumu gördüğüm becerilerimi teker teker yaşamıma geri çağırıyorum. Geleceği evrenin net görüntüsünün rehberliğinde tasarlıyorum. Nasıl olamazları çok iyi bildiğim için artık nasıl olabilirleri güçlendiriyorum ve hayatıma bilinç olarak yerleştiriyorum.

Hayalini kurduğum şeyleri gerçekleştirme serüvenlerine start veriyorum korkusuzca ve kendimden emin. Ve bundan büyük bir heyecan duyarak, keyfine vararak.

Hatırladım kızım, bende hatırladım bu duruşu.

Bundan sonra senin unutmaman için elimden geleni yapmak istiyorum.

Elimden geldiğince ve istediğince.