Uzay yolu dizisini hatırlarmısınız. Kaptanın oturduğu maharetli bir koltuk vardı o dizide. İşte aynen o koltukta oturuyorum. Görüş açım sonsuz, heryere dönebiliyor ve görebiliyorum. Çevrem inanılmaz derecede karanlık. Sadece birkaç metre çevremi görebiliyorum başımın üstündeki ışık sayesinde.

Hayatım için koyduğum ve başarmak istediğim hedeflerim o sonsuz karanlık boşluk içerisinde tüm parlaklığı ile salınıyor. Oturduğum koltuğun çevresinde yüzlerce zincir var ve bu zincirler karanlık boşluğa doğru akıp kayboluyor. O parlak hedeflerim bu zincirlerden bir kaçına bağlı ve benim kendime çekmemi bekliyor. Ancak, benim hedeflerimin hangi zincirlere bağlı olduğunu bilmiyorum (hayatın gizemi).

Başlangıçta nasıl olsa vakit var diyip gelişigüzel zincir seçip kendime doğru çekmeye başlıyorum. Zincirin her halkası ayrı bir olay, ayrı bir gelişmeyi çekiyor hayatıma. Yaşadıklarımın beni hedeflerime götürmekten çok uzaklaştırdığını fark ediyorum. Yine gelişigüzel değiştiriyorum zinciri. Yine aynı sonuç. Bir anda bir zaman sayacı gözüme ilişiyor. İnanılmaz bir hızla geriye doğru sayıyor. Bunun benim kalan zamanım olduğunu fark ediyorum.

Müthiş bir panik içerisindeyim. Ne yapacağımı bilmeden bir hedeflerime, bir zincirlere bakıyorum. Zincirlerin halkalarından korkuyorum artık. Kendimi boşluğa bıraksam ulaşabilir miyim acaba diye düşünüyorum. Zamanım da daralıyor. Keşke biri bana yardım etse. Neden bu kadar çok zincir var. Bu kadar zor olmamalı. Mutlaka bir yolu olmalı bunun diye kendi kendime söylenirken bir ses beni kendime getiriyor.

Önce benimle mi konuşuyor acaba diye daha dikkatli dinliyorum. Evet evet bana sesleniyor.

– Hedefini çeken zincir önünde duruyor. Sadece senin alıp çekmeni bekliyor. Ve sen bunun hangi zincir olduğunu biliyorsun. Sadece eline aldığın zincirin doğru zincir olduğunu bil ve buna inan. İnan ki o sana hedefini getirsin. İnan ki her halka seni hazırlasın, daha çok yaklaştırsın. Hedeflerinin sana yaklaştığını ve ulaştığını hayal et. Eğer içinde çok küçük de olsa bir şüphe belirirse onu yok et. Aksi taktirde o zincirin doğru zincir olması imkansız. Haydi şimdi zinciri seç ve bir bir hedeflerini çek kendine.

Bir anda karşımda kızımı görüyorum ve bana;

”Baba sizinle uyuyabilirmiyim?” diyor.

Bütün bunların bir rüya olduğunu fark ediyorum. Kızımı alıp yanımıza yatırıyorum. Rüyanın etkisiyle sabaha doğru zinciri seçip hedeflerimi hayatıma çekmek üzere kızıma sarılıp uykuma kaldığım yerden devam ediyorum.