Bu soruyu günlük hayatımızda ne sıklıkta sorarız? Sorunun cevabı partnerinizle yaşadığınız her ânın, her etkileşiminizin özünü oluştursa da nadiren söze dökülüp ayrıntılı olarak açıklanır. Birini sevdiğiniz zaman ona olan sevginizin derinlerinizde yer aldığını kesin olarak bilirsiniz. Ama bu bilgiyi hiç sorguladınız mı? Orada olduğunu biliyorsunuz ama nasıl göründüğünü, neye benzediğini biliyor musunuz?
Sahip olduğunuz yakınlığın katmanlarını bir bir soyarken bu soruyu tekrar tekrar sormayı sürdürdüğünüz takdirde, en sonunda söze dökülemeyecek bir yakınlık hissinden ne fazla ne de eksik bir şey bulursunuz. Bu sohbetin size sunacağı son armağanlar şunlardır: 1- ikinizin de aranızdaki bağın ilahi yanını fark etmesi için, partnerinize olan sevginizin arkasındaki sebepleri ve farklı hisleri dillendirme fırsatı. 2- sessiz bir farkındalık ve sevgi dediğimiz aşkın güce duyduğunuz huşu içinde duracağınız bir alan.
Aşkın Bir Mesaj
Birbirinize sorduğunuz tüm sorular içinde en kallavisinin bu soru olduğunu düşünebilirsiniz. Tamamlamak üzere olduğunuz sohbet, partnerinizle aranızdaki bağın derinliğini ve karmaşıklığını görmenizi sağladı. Şimdi sizden istediğim şey, anılardan, hislerden, zorluklardan, acıdan, dayanıklılıktan ve kutsallıktan oluşan bu evreni söze dökmeniz. {THE AND} çekimlerinde bu soru sorulduktan sonra genellikle soruyu alan kişinin hislerini partnerine aktarmadan önce sevgisinin büyüklüğüyle dolup taştığını görürüm. Bu kesinlikle kolay bir iş değildir. Bu yüzden bu soru sizi önceki sorulardan daha fazla zorlarsa endişelenmeyin, yalnız değilsiniz. Öte yandan unutmayın, önceki 11 soruda duygusal artikülasyon ve dürüstçe kendinize ifade etme konusunda epeyce pratik yaptınız. Bu soru ne kadar büyük görünürse görünsün, partnerinizi neden sevdiğinizi açıklamak için elinizden geleni yapın. Bu onun için pek çok açıdan paha biçilmez olacaktır.
Bana kalırsa insanın partnerine, onu neden sevdiğini göstermesi, böyle bir hediye vermesi o anki sohbeti, o ilişkiyi, hatta “hayat” diye bildiğimiz şeyin kendisini dahi aşan düzeyde bir önem taşıyor. Bu dünyaya birbirimizden bir şeyler öğrenmek için geldiğimize ben yürekten inanıyorum. Hepimiz ancak sonlu bir hayatta var olabilen türdeki bir bilginin arayışında sonsuz olandan kopmuş ruhlarız. Bu bilginin büyük kısmı, aynı keşif yolculuğunda kurduğumuz sevgi bağlarından, belgeselimde kendisiyle röportaj yaptığım, Hiroşima’dan sağ çıkan adamın bahsettiği -kabaca- bin kişiden, elde ediliyor. Bu sohbetin başında pratiğini yapmış olabileceğiniz son derece basit göz teması aslında içinden çıktığımız ve yeniden döneceğimiz o sonsuzluğa -içindeyken sevginin ne olduğunu anlamamızı imkânsız kılacak ölçüde sevgiyle dolu o yere- bir göz atmadır. Dolayısıyla, partnerimize onu neden sevdiğimizi açıklayarak onun sonsuz yanını, dünyadaki misyonunu gerçekleştirmeye daha fazla yaklaştırmış oluruz. Bu soruya dürüstçe cevap verebilmek sunabileceğimiz en büyük hizmetlerdendir.
Hepimizin Gerçekten Duymak İstediği Şey
Cevabının taşıdığı güce rağmen insanların partnerine, hatta kendine bile, bu soruyu sorduğu nadir görülür. Olur da sorarlarsa, bu genellikle kavga ya da ayrılık durumlarında, acı içindeyken ve ilişkiye acılı bir perspektiften bakarken olur. O durumda da soru, içinde Bu ilişkiye neden bu kadar çaba harcıyorum ki ya da Bu ilişkinin bana ne faydası var gibi başka sorular barındırır, çünkü çektiğimiz acıyı anlamlandırmaya çalışırız.
Seni sevme nedenlerimin sonu yok.
– Ichak
Bilinçli şekilde bu sorulara özel bir alan oluşturmak bu yüzden çok önemlidir. İçinde bunun gibi soruların sorulup eğilip bükülmeden ele alınacağı bir çerçeve oluşturulmazsa, katışıksız bir cevap almak zorlaşır. Öte yandan soruyu şimdi, ilişkinize her açıdan baktığınız ve bunu güvenli bir alanda yapıp duygusal olarak incinebilirlik göstermekte özgür hissettiğiniz bir sohbetin sonunda sorarak, partnerinizin sizi sevme sebeplerini şimdi, bu anda duyma şansı elde ediyorsunuz. Bu sebepler ilişkiyi bir bütün olarak görmekten, net bakışlar ve açık bir kalpten geliyor. Günün sonunda bu ikinizin de en çok duymak istediği şey değil mi?
- soruda (Hiç yaşamamış olmayı dilediğin deneyimimiz hangisi, neden?) tanıştığımız, ilişkilerini yıllar süren mahpusluğa ve bunun getirdiği zorluklara rağmen sürdüren, Rock ve Marcela’nın sohbetine kısa bir süreliğine tekrar bakalım. Rock 12. soruyu sorunca Marcela’nın gözleri büyüyor ve Rock’a olan sevgisi tüm gücüyle açığa çıkarken titrek bir soluk koyuveriyor. Bu taşkın hisleri yoğunlaştırıp elmastan bir gerçeğe dönüştürmesi uzun sürmüyor: “Bir bütün olmamı sağlıyorsun. Sayende daha iyi bir kadın oluyorum.”
Rock kendi cevabını vermeden önce bunu özümsemek için biraz duruyor. “Seni neden seviyorum? On sekiz yıl boyunca aralıklarla birkaç kez hapse girip çıktım. Şimdi otuz altı yaşındayım. Nerdeyse otuz yedi. On üç yaşında ilk kez hapse atıldığımdan beri hayatımda sahip olmayı düşündüğüm her şey…” Derin bir nefes alıyor, düşüncelerini toparlamaya çalışıyor, nefes veriyor. “[Artık] hayatta istediğim her şeye sahibim. Sen ihtiyaç duyduğumu bildiğim her şeyi elde etmeme yardım ettin ki bir daha hapse girmeyeyim, sokak çeteleriyle işim olmasın.”
Marcela dudağının kenarıyla gülerek “Yani sayemde daha iyi birine mi dönüşüyorsun?” diye soruyor.
“Sen benim dürüstlük anlayışımı mükemmelleştirdin” cevabını veriyor Rock ve birlikte üstesinden geldikleri onca şeyden sonra bu cümleyi duymanın Marcela’ya verdiği rahatlama, gurur, güç ve anlayışı gözlerinde okuyabiliyorsunuz.