Çatışma konusunda konuşmak tuhaf gelebilir ama çatışmaları nasıl kotaracağınızı tartışmak için en iyi zaman hararetli bir tartışmanın tam ortası değildir. Burada bilinmesi gereken en önemli şey, çatışmanın doğal olduğu ve bir amaca hizmet ettiğidir. Çatışmanın amacı nedir? Hatta çatışmanın bir amacı var mıdır? Pek çok insan çatışmaların manasız ve zararlı olduğunu düşünür. Bu doğru değildir. Çatışma gereklidir çünkü birbirimizi sevme yeteneğimizde kaçınılmaz olarak hız tümseklerine çarparız ve bu hız tümseklerinden birine çarptığımız zaman yavaşlamamız ve dikkatli ilerlememiz gerekir.

Karşılıklı anlayış: Bu bütün çatışmaların en sağlıklı ve üretken hedefidir.

Bu sizi şaşırtabilir. Çatışmanın amacı kazanmak veya karşınızdaki kişiyi haklı veya hatta ikinizin aynı olduğunuza ikna etmek değildir. Uzlaşmak için tartıştığımız konu hakkında birbirimizin temel ihtiyaçları kadar birbirimizin esnek alanlarını da anlamak zorundayızdır. Ancak burada amaç aynı olmak değil, birbirimizi anlamaktır.

Marie ve Wesley’nin öğrendiği gibi, çatışmaları kotarmak zaman içinde birbirimizi daha çok sevmemize, daha derin bir seviyede anlamamıza ve ilişkiye taahhüdümüzü yenilememize yardım eder. Hiçbirimiz mükemmel iletişim kurmayız, hatta evlilik terapistleri ve on yıllardır evli olanlarımız bile…

İşte bir başka haber: Araştırmalarımız ilişkilerdeki çoğu çatışmanın çözümlenemez olduğunu göstermiştir. Her ilişkide bir dizi sorun vardır, çünkü her birey eşsizdir ve birbirinden farklıdır ve diğer eş kim olursa olsun bazı sorunlar devam edecektir. Sürekli olarak eşlerin boşandığını ve sonra tekrar evlendiklerini ve bu yeni ilişkilerinde de benzer veya aynı sorunlarla karşılaştıklarını görüyoruz.

Sorunlarımızın çoğu her ilişkide tekrar doğarak bizimle birlikte yolculuk eder, ta ki nihayet onları anlayıp gerektiği gibi halledene kadar. Problemlerimizin hepsinin çözülebilir olduğu yanlış anlaması büyük bir sorun kaynağıdır. Araştırmalarımız çiftlerin her zaman tartıştıkları bir şey hakkında konuştukları zaman bunun yüzde 69 oranında “daimi sorun” olarak adlandırdığımız bir problem olduğunu göstermiştir. Bu çözülmeyecektir. İlişkiler birlikte yaşamayı öğrenebileceğiniz bir dizi sorun ölçüsünde yürür. Ve buradaki büyük ödül bu çatışmaların içinde, hiç çözemiyormuşsunuz gibi görünen bu daimi sorunların içinde en büyük gelişme ve samimiyet fırsatlarının yatmasıdır. Bu sorunların altında yatanları keşfettiğiniz zaman eşinizin inanç sisteminin veya kişiliğinin özündeki bir şeyi ortaya çıkartırsınız. Elbette girişte bahsettiğimiz gibi ilişkileri bozabilecek çatışmalar da vardır -biriniz çocuk ister, diğeri istemez, eşlerden biri madde suiistimali, bağımlılık veya ev içi şiddet sorunu için tedavi olmayı reddeder- ama çoğunlukla bunlar ya daimi sorunlardır (çözülemezler ve asla çözülmeyeceklerdir) ya da çözülebilir sorunlardır.

ÇÖZÜLEBİLİR SORUNLAR: Bunlar durumlarla ilgili sorunlardır. Ev işleri, çocukları cuma günleri kimin alacağı veya tatil için nereye gidileceği ile ilgili tartışırsınız. Çatışma bu konuyla ilgilidir ve bakış açılarının ötesinde daha derin bir anlamı yoktur. Erkek klozetin oturağını yukarıda bırakır, kadın oturak yukarıda bırakıldığı için klozetin soğuk kenarına oturmaktan nefret eder. Bu onu kızdırır ama erkeğin onu yukarıda bırakmasının ve kadının aşağıya indirilmesini istemesinin daha derin bir anlamı yoktur. Çözülebilir sorunlarda bir çözüm vardır ve bu çözüm sürdürülebilir. Ev işlerini paylaşırsınız, çocukları alma işini sıraya koyarsınız, her biriniz bir tatil mekânı seçersiniz, vb. Çözülebilir olması gayret gösterilmeyeceği anlamına gelmez. Çözülebilir sorunlar konusunda yaptığınız anlaşmaları sürdürmek için çaba ve eylem gerekir.

DAİMİ SORUNLAR: Bunlar kişiliğinizdeki ve yaşam tarzı seçeneklerinizdeki temel farklılıklara dayanan sorunlardır. Tekrar ve tekrar yaşadığınız sorunlardır. Bunlar temel ihtiyaçlardaki farklılıklar, dakiklik, organizasyon, tek başına ve birlikte geçirilen zaman, Noel’in kutlanması veya akrabalarla ilişkiler konusundaki farklılıklar olabilir. Eğer erkek mahallede rahat bir yürüyüş yapmayı seviyor ve kadın sağlıklı olmak için bir spor salonuna üye olmanın şart olduğuna inanıyorsa egzersiz seçimi bile temel bir farklılık olabilir. Kişiliğinizi veya yaşam tarzı tercihlerinizi “çözemezsiniz” ve bunu denememelisiniz de... Daimi bir sorunu olduğu gibi görmek, sizi her birinizin farklı olduğunu kabul etmeye ve buna değer vermeye yöneltir. Özellikle daimi sorunlar bağlamında çatışmaları çözmenin çekirdeğinde eşinizi olduğu haliyle kabul etmek yatar. Değiştiremeyeceğinizi kabul ettiğiniz zaman birbirinizi kabul edebilirsiniz. Eşinizi olduğu haliyle kabul ederseniz o da aynısını yapar. Farklılıklardan bir şeyler öğrenin ve onları kutlayın.