Duygular, tıpkı mevsimler gibi birbirinin peşi sıra gelip geçerler. Hiçbir şey kalmaz, her şey gelir ve geçer… Bir varızdır, bir yok! Nefes içeri girer; can bulur ruhta, sonra çıkar; bir sonraki nefese ölür. İkisi arasında bir şey olur: Belki boşluk, belki mevcudiyetin özü… Hiçlik, sonsuzlukta bir nokta… Ürkütücü mü geldi? Bir daha düşün, özgürleştiricidir belki.

An gelir fırtına çıkar; her yer toz duman olur, göz gözü görmez. Acil tutunacak yerlere gideceksen eğer, fırtına dinip güneş açınca bir bak, neredesin? Bak bakalım ne kadar uzağa savrulmuşsun merkezinden. Kendini sağlama aldığın yer başkasının yanıysa işin zor; herkes kendi fırtınasında savrulur çünkü. Yıkıntılar arasında yap hasar tespitini ama dürüst ol, küçültme hasarı iyi hissetmek için kendini. Derinse yaran, aç bak acısa da, önce temizle sonra sar. Ruh yara bandı tutmaz ne de olsa, bilirsin.

Yağmur yağar fırtınanın ardından, hüzünlenirsin. Hep yalnız olduğunu sandığından, değilsin hâlbuki. Hatırla, sen hep orada olansın. Olmadığını sandıkların değil eksikliğin; tamsın sen, birsin. Öyle bir hamur ki seninki, ne eşi var ne benzeri.

Kış geldiğinde buz keser içini. Soğukta bir korku peyda olursa bil ki sevgisizliktir sebebi. Nefret diye öğrettiyseler de bize onun eksikliğini, değildir aslında. Sakın ola savaşma korkunla, unutma, o da senden bir parça. Sadece sev biraz da anla.

Bir bakmışsın güneş açmış sonrasında, gökyüzü masmavi, yeryüzü ışıl ışıl. Coş o zaman, neşe ol, taş kendinden, aç bir çiçek gibi. Belki görürsün bir su birikintisinde evrenin sonsuzluğunu ve hissedersin derinde neden bu dünyaya geldiğini. Sen sen değilsindir artık her şeysindir ve de hiçbir şey. Farkında ol, her şey olması gerektiği gibi.

Belli mi olur âşık olursun belki, başka bir boyuta geçersin. Bedenin boş bir tuval, izin verirsin boyansın aşkın renklerine, başka bir tenin fırçasıyla. O renkler ki hiç görmemişsindir hayatında öyle parlağını. Resim o kadar güzeldir ki resimken ressam olursun birden, başlarsın sen de boyamaya. Nerde sakladığını bilmediğin yeteneklerini dökersin bir bir kendinden, yaratırsın ta derinden.

İşte böyledir duygular, günden güne bazen andan ana değişirler; havanın durumu gibi. Asıl olan unutmamak gökyüzü olduğunu, gerisi sadece hava şartları…