Bazı ebeveynler çocuklarının istikrarlı bir zihin yapısına sahip olmadığını ve herhangi bir alanda (eğitim, spor, sanat veya kültürel) istikrar tutturamadığını düşündükleri için endişelenir. Çocukları başlangıçta bu aktivitelere büyük bir şevkle katılmak isterken bir ya da iki dönemlik bir süreci tamamladıktan sonra aktivitelere devam etme konusunda aynı istekliliği göstermezler. Seçimleri değiştiğinden öğrenme hevesleri çabuk geçer. Ders konusundaki istikrarsızlıkları ve isteksizlikleri de öğrenme başarısını olumsuz etkiler.

Biz ancak duyu organlarımızla algıladığımız şeyleri öğrenebiliriz. Bu organlardaki (vestibüler denge sistemi, gözler, kulaklar) rahatsızlıklar, öğrenme sürecimizi de büyük ölçüde etkiler. Eğer çocuk yazı yazarken bacaklarının üzerine oturmuşsa ve oturduğu masaya bakar şekilde değil de sandalyesini masaya paralel koymuş bir halde oturuyorsa, kolunun üzerinde yatarak kitap okuyorsa aslında bedenini sabit tutmak ve daha iyi gören gözünü sayfaya çevirerek görsel bilgiyi alabilmek için çaba harcıyor demektir. Okuyabilmek için gözlerin soldan sağa düz bir çizgiyi rahatlıkla takip edebilmesi ve bedenin de başın el tarafından değil, boyun tarafından desteklenir şekilde sabit durması gerekir. Kişinin gözleri, kulakları ya da vestibüler refleksleri, beyninin her iki yarıküresi arasındaki işbirliğine ve iletişime izin vermezse, yeteneklerini sergilemekte zorlanır. Beden ve hareketler ne kadar az desteklenirse, öğrenme zorlukları da o kadar artar.

Öğrenme zorlukları konusunda beden ve beden hareketleri genellikle göz ardı edilen bir etkendir. Eğitim kinesiyolojisi, (Brain gym/beyin jimnastiği), öğrenme zorlukları ile baş etme konusunda önemli bir eksiği tamamlıyor.

Eğitim kinesiyolojisi öğrenmeye engel olan enerji blokajlarını tespit edip serbest bırakılmasını ve enerji dengesinin düzenlenmesini sağlıyor. Beyni ve zihni eğitmek, desteklemek için bedenle çalışarak hareket yoluyla bedeni ve zihni öğrenmeye hazırlıyor.

SAYFA-BOLUMU

Başlıca eylem aracımız olan bedenimizin ifade şekli harekettir. Burada bahsedilen hareket niyetli harekettir. Bilgiyi alma ve işleme şeklimizi, yoğunlaşma, kavrama, eyleme geçme ve başladığımız şeyi bitirme yetimizi etkileyen belirli hareketlerdir. Niyetli hareketler, reflekslerin motor kalıplarıyla bütünleşmesi için onların yeniden eğitilmesini, bedenlerin görsel orta hattını geçebilmesi için gözlerin eğitilmesini ve bedenlerinin doğru dengesini içerir.

Stres durumunda bedenimizin arka kısmındaki kaslar gerilir. Esnetme hareketleriyle bedendeki gerginlikten kurtulunca stresin de ortadan kalktığı gözlenmiştir. Karakteristik ritim ve doğru uygulanan teknik, beden koordinasyonunu destekler ve hareket kontrolüne imkan sağlar. Bu sayede tekniği uygulayan kişiye, ihtiyaç duyduğu güven hissini verir.

Dr. Dennison, fiziksel gelişim, konuşmayı öğrenme ve akademik başarı arasındaki ilişki üzerine bildiklerini temel alarak, öğrencilerinin öğrenme yeteneklerini geliştirmek adına basit fakat etkili hareketler ortaya çıkarmıştır. Teknikleri, dünya çapında binlerce okulda,  enstitüde ve şirkette kullanılmaktadır. Bu tekniği birkaç ay boyunca uygulayanların okuma, yazma, telaffuz ve matematik konularındaki yeteneklerinde gözle görülür bir fark elde edilmektedir. Daha iyi yoğunlaşabilen,  özgüven ve kişisel disiplinleri artan öğrencilerin davranışlarında da olumlu gelişmeler olmaktadır.

Ebeveynler bilinçlendikçe, bu tekniklerin Türkiye’de birçok okulda uygulanacağına inanıyorum. Üstelik bu sadece öğrencilere yönelik bir uygulama değil, bedenimize ve hücrelerimize işleyen stresten kurtulmamızı sağlayarak seçimlerimizi daha kolay gerçekleştirmemize imkân tanıyabilir.

 

<div class="social4i" style="height:82px;"> <div class="social4in" style="height:82px;float: left;"> <div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;padding-bottom:7px"><a href="https://twitter.com/share" data-url="https://dergi.kuraldisi.com/egitim-kinesiyolojisi/" data-counturl="https://dergi.kuraldisi.com/egitim-kinesiyolojisi/" data-text="Eğitim Kinesiyolojisi" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via=""></a></div> <div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="fb-like" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/egitim-kinesiyolojisi/" data-send="true" data-layout="box_count" data-width="55" data-height="62" data-show-faces="false"></div> </div> </div> <div style="clear:both"></div> </div> <p>1970 yılında doğdu, Bornova Anadolu Lisesi, DEÜ Endüstri Mühendisliği ve IÜ Uluslararası İşletmeyi bitirdikten sonra uluslararası bir şirkette endüstri mühendisliği departmanının yöneticisi olarak on dört<a href="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/4/2016/05/BANU.jpg"><img decoding="async" class="alignright size-full wp-image-3996" title="BANU" src="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/4/2016/05/BANU.jpg" alt="" width="169" height="215" /></a> yıl severek çalıştı.</p> <p>Kurumsal ve bireysel liderliğiyle gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleri sayesinde birçok minik kalbe dokunabildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bünyesindeki lise öğrencilerine okul başarıları için öğrenci rehberliği yaptı. Hastanelere Noel Anne ziyaretleri organize ederek, yılbaşını yalnız geçiren çocukları kendilerini düşünen birileri olduğu hissiyle gülümsetti. İlham kaynağı olarak üniversitelerde sosyal sorumluluk bölümlerinin açılmasına katkıda bulundu. Projeleriyle ulusal ve uluslararası birçok sosyal sorumluluk ödülü aldı.</p> <p>Gerçek mutluluğun gülümseyen yüzlerde olduğunu görerek kendini sürekli geliştirmeyi ve öğrendiklerini paylaşmayı arzuluyor. Bilginin zekâtının paylaşım olduğuna inanarak sokak çocuklarına destek olmak amacıyla başladığı çalışmaları onu eğitmenliğe, şirketlerle beraber sosyal sorumluluk projeleri yapmaya; aile ve öğrenci rehberliğine yönlendirdi.</p> <span class="et_social_bottom_trigger"></span>
Share This