DÜŞÜNCELERİN VE SÖZLERİN GÜCÜ

Sigara bağımlıları sigaranın çok yönlü zararlarını anlatan yazıları, istatistikleri görmezden gelmekte ustadır.

Sigaranın en kötü yanı sağlığa ve cüzdana verdiği zarar değil, insanda yarattığı psikolojik etkidir. Sigarayı bırakamamayı “irade zayıflığı” olarak algılayan bağımlı, iradesinin zayıf olduğunu itiraf etmek yerine sigara içmeyi sürdürebilmek için akla gelebilecek her türlü açıklamayı yapar.

Çoğu insanın, günde üç paket sigara içen ve seksen yaşına kadar yaşamış bir tanıdığı vardır. Bu, sigaranın hiç de söylendiği kadar zararlı olmadığının bir kanıtı olarak algılanır. Kimse, o tanıdığın sigara içmeseydi belki yüz on yaşına kadar yaşayacağını aklına bile getirmez.

Çocuğumuzun sigarayla ilişkisi ilk gençlik yıllarında başlar ve onunla “aramızda” duygusal bir bağımlılık oluşur. Sigara bizi uyarır, sigara bizi sakinleştirir. Endişeli olduğumuzda güven verir, yalnızlığımıza arkadaşlık eder. Kızgın olduğumuzda rahatlatır, canımız sıkıldığında oyalar, yorgun olduğumuzda enerji verir. Zaten duygusal bağımlılık, ihtiyacımız olan şeyleri verdiğine inandığımız nesnelere karşı oluşur. Bağımlılık “nesnemiz” âşık olduğumuzu sandığımız bir insan da olabilir, sigara da.

Bütün bağımlılar gibi sigara bağımlıları da maddenin uyarıcı ya da rahatlatıcı etkisi olmaksızın yaşamla yüzleşmekten kaçınır. Madde olmazsa, duygusal acılarla, stresle, çaresizlikleriyle, hayal kırıklıklarıyla, hatta coşkularıyla nasıl baş edeceklerini bilemezler.

Sigarayı bırakmış nice kişi, stresle, üzüntüyle ya da yaşadığı herhangi bir duyguyla başa çıkacak kadar kendini güçlü hissetmediği ilk anda sigaraya yeniden başlamıştır. Yetişkin bir insan olarak özgücünü kullanmak yerine, bir çocuk gibi sigaranın koruyuculuğuna sığınmak, insanın özdeğerini ve özsaygısını büyük ölçüde yaralar. Size her türlü zararı vermek için pusuda bekleyen düşmanınızın kollarına sığınıp ondan sizi korumasını bekler misiniz? Ama bunu sigaradan bekliyorsunuz.

Bugüne dek sigaraya hiç düşünmeden sığınıyor, gerilim altında olduğunuzda bir sigara yakıveriyordunuz. Bundan böyle, her sigara yakışınızda, duygularınızla baş edemediğiniz için düşmanınıza sığındığınızı düşünün.

Sigara bağımlılığının üstesinden gelebilmek için size destek olacak en büyük dostunuz düşüncelerinizdir. Doğru düşünceleri seçerseniz, (bu düşüncelerle) sağlıklı duyguları yaratırsınız, duygularınız ise davranışlarınızı belirler.

Söz güçlüdür. Ağzımızdan çıkan her sözcük düşüncelerimizi ve duygularımızı etkiler. Öncelikle sigarayı bırakırken kendinize karşı dürüst olun. Bir seçim yapıyorsunuz: Ya sağlığınızdan vazgeçeceksiniz ya da sigaranızdan.

Dürüstçe yaptığınız seçim sigarayı bırakmaktan yanaysa, gerçekten sigarayı bırakmak istiyorsanız işe düşüncelerinizi değiştirmekten başlamanız gerekiyor.

Sigarayı bıraktıktan sonra yoksunluk döneminde, hatta gelecekte herhangi bir zamanda şu düşünceleri olduğu gibi kabul edin.

Şu Anda Canım Sigara İçmek İstiyor

Canınızın sigara içmek istediği anlar olacaktır. İsteseniz de istemeseniz de sigara içme arzusunu duyacaksınız. Bu doğal bir şey; çünkü sigara bağımlısısınız.

Bu arzunuzdan korkmayın. Kurtulmaya ya da yok saymaya çalışmayın. Sabrederseniz isteğinizin geçtiğini göreceksiniz.

Bu arzunun asla geçmeyeceğini düşünebilirsiniz. Ama emin olun bağımlılığınıza boyun eğmezseniz sigara içme arzunuz azalacak, azalacak ve yok olacaktır. Sigara kullanmayan insanlarla eşit hale geleceksiniz. Canınız her sigara istediğinde, sigara için ödediğiniz bedelleri düşünün: sağlığınız, kendinize olan saygınız, yaşam boyu sigaranın esareti altında yaşamak zorunda kalmanız vb.

Sabredin, sigara içme isteğiniz birkaç dakika içinde geçecektir. Zaten sigarayı içmiş olsaydınız, birkaç dakika sonra bitecekti. Canınız her sigara istediğinde sigaraya yenik düşmemenin zaferinden alacağınız hazzı düşünün.

 

Sigaradan Yoksun Bir Yaşam Düşünemiyorum

Hiç kimse sigaralarınızı sizin elinizden zorla almıyor. Bıraksanız bile, sigaraya istediğiniz an dönmeyi seçebilirsiniz. Sigara, içene de içmeyene de bir bakkal kadar yakın. Ama sigara bağımlısı olduğunuz sürece bir şeyi yürekten söyleyemezsiniz: Mutlu, doyumlu ve huzurlu bir sigara içicisi olduğunuzu.

 

Tek Bir Sigara İçtiğimde, Günde Yirmi-Otuz-Kırk Sigara İçmeye Geri Döneceğim

Sıkıntılı olduğunuz bir anda bir nefeslik sigaradan zarar görmeyeceğiniz konusunda kendinizi kandırmayın. Madde yoksunluğu krizini atlatmak için madde kullanmanın mantığı nerede?

Bir sigara, daima diğerini çeker ve eninde sonunda her şey eski hamam eski tas olur.

Şu Anda İki Seçimim Var:

Ya bu geçici sıkıntıya katlanmam, sigaraya yenik düşmenin rahatsızlığına, sıkıntısına ve esaretine geri dönerim ya da geçici sıkıntıyı göğüsler ve sigarayı bırakmanın yaşamımdaki yararlarına yoğunlaşırım: sağlıklı nefes, özsaygı, temiz kokmak, cilt sağlığı, daha canlı uyanmak vb.

Sigarayı bırakmanın yararları konusunda en önemli beş nedeninizi bir kâğıda yazın.

Kendinize sorun: Yoksunluk sendromunun geçici sıkıntısını kabul etmeyi mi seçiyorum yoksa kalıcı esareti mi?

Şu Anda Geçici Rahatsızlığı Seçiyorum

Yetişkin insan uzun vadeli doyumu “hemen şimdi”nin geçici hazzına tercih eder. Çocuklar ve bağımlı kişiler, yaşamlarının ve duygularının sorumluluğunu üstlenecek olgunlukta olmadıkları için uzun vadede kazanılacak yarar onlara bir şey ifade etmez. Hazzın, “hemen şimdi”nin ne pahasına olursa olsun doyurulması gerekir. Bağımlı kişiler, yetişkin çocuklardır.

Bir anaokulundaki çocuklara biri küçük, diğeri büyük iki çikolata gösteriliyor. Küçük çikolatayı hemen alabilecekleri ama büyük çikolatayı isterlerse, ders bitene kadar beklemeleri gerektiği söyleniyor. Çocukların tümü küçük çikolatayı tercih ediyor. Tıpkı bağımlı yetişkin çocukların “hemen şimdi”nin geçici hazzını uzun vadeli doyuma tercih etmeleri gibi.

Sigarayı bıraktıktan sonra her sigara içme arzusu duyduğunuzda sigarayı bırakmanın yararları konusunda en önemli beş nedeninizi aklınızdan geçirin. Olan bitenin farkında olun. İyileşme döneminde bir süre sigara içme arzusu duyacaksınız; bu doğaldır. Sigara içemediğiniz için kendinize acımayın. Hatırlayın, isterseniz içebilirsiniz. Tıpkı eskiden içtiğiniz gibi. Tıpkı sigaranın esiri olduğunuz dönemlerdeki gibi. Her şeyin bedeli vardır.

Sigara ya da sağlığınız.

Hatırlayın, kalıcı esaretle geçici rahatsızlık arasında bir seçim yapıyorsunuz; bağımlılığınızın yarattığı geçici stresten kurtulmak için arzunuza yenik düşmek ya da uzun vadeli mutluluk ve sağlık için sigara içme dürtünüze dur demek arasında bir seçim.

BAĞIMLI DÜŞÜNCE SİSTEMİ

Bağımlı düşünce sistemi sigarayı bırakmış nice insanın yeniden sigaraya başlamasına neden olmuştur.

Yeniden sigaraya başlamak genellikle biraz ya da arada bir sigara içebileceğinize inanmakla gerçekleşir: “Bu kez sigara içmeyi kontrol altında tutacağım… Bu kez günde sadece üç beş sigara ile sınırlı kalacağım… Bu kez sadece yemeklerden sonra birer tane içeceğim…”

Eğer günde bir ya da beş sigara ile kalabileceğinize, yani sosyal içici olabileceğinize inanıyorsanız hâlâ bir madde bağımlısı olduğunuzu yadsıyorsunuz. Siz bir bağımlısınız.

Madde bağımlısı için hep ile hiç arasındaki herhangi bir noktada durmak mümkün değildir. Sigarayı bırakıp yeniden başlayan herkes bu gerçeği bilir.

Sizi bağımlılığınıza geri döndürecek (çabalarınızı sabote eden) bağımlı düşüncelerinize tepki göstermeyi öğrenirseniz onları etkisiz kılarsınız. Eninde sonunda bağımlı düşünce sistemi, sizi etkisi altına alamayacak kadar zayıflayacaktır. Şimdi bağımlı düşüncelerinize dikkat edin:

Bağımlı düşünce: Bir nefesten bir şey olmaz.

Tepkiniz: Bir nefes bile benim için zararlı. Bir nefesin ardından bir nefes ve bir nefesin daha gelmesi, beni eski günlerime döndürmesi kaçınılmazdır.

Bağımlı düşünce: Tek bir sigaracık istiyorum.

Tepkiniz: Tek bir sigara bana asla yetmedi. Sürekli tek bir sigara istiyorum; ama içtiğim sigaraların sayısı gün bittiğinde yirmi-otuz-kırkı bulmuş oluyor.

Bağımlı düşünce: Çok uzun zamandır sigara içmiyorum. Tek bir sigaranın artık bana zararı olamaz.

Tepkiniz: Nikotin bağımlılığım hücrelerimde kayıtlı. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin tek bir sigara bile bağımlılığımı yeniden harekete geçirmeye yeter.

Bağımlı düşünce: Başlasam bile istediğim zaman yeniden bırakabilirim.

Tepkiniz: Söylemesi kolay, kimi kandırıyorum? Sigarayı bırakmak için verdiğim mücadeleyi hatırlıyorum. O günleri tekrar yaşamaktansa şu anda da hayır demek daha kolay.

Bağımlı düşünce: Şu anda yoksunluğun sıkıntısını bir sigarayla atlatayım, bir daha içmeyeceğim.

Tepkiniz: Bir sigara, hatta bir nefes tüm çektiğim yoksunluk sıkıntılarımı sıfırlayacak, her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağım, buna değmez.

Bağımlı düşünce: Şu anda sigara içmeyi çok istiyorum.

Tepkiniz: Hayatımın uzun bir döneminde her gün yaptığım bir şeyi yine yapmayı istemem doğal ama öksürmeyi, balgamı, göğüs ağrısını, kendime olan saygımın azalmasını da istiyor muyum? Sürekli sigarayı bırakma arzusu içinde bir içici olmaktansa, ara sıra canı sigara çeken ama sigarayı bırakmayı başarmış biri olmayı seçiyorum.

 

Bağımlı düşünce: Şu anda canım çok sıkkın, gerçekten sigaraya ihtiyacım var.

Tepkiniz: Sigara can sıkıntımı (geçici olarak azaltsa da) gidermeyecek. Sadece canı sıkkın ve sigara içen biri olacağım. Sıkıntım geçtiğinde sigarayı içmemiş olduğum için kendimi mutlu hissedeceğim.

Bağımlı düşünce: İçeceğim işte! Sigaranın zararları umurumda değil.

Tepkiniz: Sağlığım umurumda, kendime olan saygım umurumda. Fiziksel ve duygusal olarak sağlıklı bir insan olmak elbette umurumda.

Bağımlı düşünce: Aman, nasıl olsa ölecek değil miyiz?

Tepkiniz: Evet, ama hayatta olduğum sürece sağlıklı yaşamayı tercih ederim.

 

Bağımlı düşünce: Benim de sigara içmeye hakkım var.

Tepkiniz: Sigara içmek kendimi ödüllendirme biçimi olamaz. Asıl ödülü sigara içmemekle kazanıyorum.

Bağımlı düşünce: Sigara benim en iyi dostum.

Tepkiniz: Sigarayı gerçekten “en iyi” dost olarak görüyorsam, hayatımı nasıl böylesine zavallı bir hale getirdiğimi sorgulamalıyım.

Bağımlı düşünce: Herkes sigara içiyor, ben içemiyorum.

Tepkiniz: Ben de içebilirim. Tıpkı onlar gibi sürekli ve zorunlu olarak ben de içebilirim. Sigara içmeden duramayan nice bağımlı gibi. Onların içmeme seçimi yok. Ben içmemeyi seçiyorum.

 

Bağımlı düşünce: Sigara içmek o kadar da kötü değil.

Tepkiniz: Eğer kötü değilse niye uzun zamandır bırakmaya çalıştım. İçmemem için ne kadar kötü olması gerekiyor?

Bağımlı düşünce: Sigarayı bıraktığımda kilo alıyorum.

Tepkiniz: Sigara bağımlılığının boşluğunu, yemek yerine sporla doldurabilirim. Zaten spor her insanın sağlığı için gerekli.

“Sigarayı bıraktığımda kilo alıyorum” sözü, bana hep fazla kilolarından kurtulmak için sigaraya başlamaya kalkışan bir arkadaşımı çağrıştırıyor. Kilo sorununa çözüm bulmak umuduyla Amerika’daki Adsız Yemekkolikler grup toplantılarından birine katılan arkadaşım, herkesin ağzında sigara ve önünde paket görünce, bir sigaraya, bir de sigara içen insanların kilolarına bakıyor ve zayıflamak için sigaranın bir çare olmadığını anlayıp sigaraya başlamaktan vazgeçiyor.

Nil Gün

Kilo Almadan Sigaraya Bırakmak (Kuraldışı Yayınları) 2.Bölüm

Devamı perşembeye… 

<div class="social4i" style="height:82px;"> <div class="social4in" style="height:82px;float: left;"> <div class="socialicons s4twitter" style="float:left;margin-right: 10px;"><a href="https://twitter.com/share" data-url="https://dergi.kuraldisi.com/sigarayi-birakamamak-irade-zayifligi-midir/" data-counturl="https://dergi.kuraldisi.com/sigarayi-birakamamak-irade-zayifligi-midir/" data-text="Sigarayı Bırakamamak İrade Zayıflığı mıdır?" class="twitter-share-button" data-count="vertical" data-via=""></a></div> <div class="socialicons s4fblike" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="fb-like" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/sigarayi-birakamamak-irade-zayifligi-midir/" data-send="true" data-layout="box_count" data-width="55" data-height="62" data-show-faces="false"></div> </div> <div class="socialicons s4plusone" style="float:left;margin-right: 10px;"> <div class="g-plusone" data-size="tall" data-href="https://dergi.kuraldisi.com/sigarayi-birakamamak-irade-zayifligi-midir/"></div> </div> </div> <div style="clear:both"></div> </div> <p><a href="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/5/2016/05/nilgun1.jpg"><img class="alignright wp-image-10880 size-full" src="https://dergi.kuraldisi.com/wp-content/uploads/sites/5/2016/05/nilgun1.jpg" alt="nilgun" width="169" height="215" /></a></p> <p>1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.<br /> 1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.<br /> Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.<br /> International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.<br /> Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.<br /> Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikal gazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.<br /> Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)<br /> Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.<br /> Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.<br /> Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.<br /> Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.</p>